YAZIR
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
YAZMACI
Yemeni, yorgan yüzü vb. şeylere elle veya tahta kalıplarla desen yapan kimse
YAĞ
Birleşiminde stearik, oleik, palmitik asitlerle gliserin bulunan ve bunların oranlarına göre kıvamları değişen bitkisel veya hayvansal madde
YAĞBEZİ
Yağ bezleri
YAĞHANE
Bitkisel ve hayvansal yağ elde edilen yer
YAĞILTI
Derideki yağ ve ter bezleri tarafından salgılanan, lifleri bir kılıf gibi sararak dış tesirlerden koruyan madde
YAŞ
Doğuştan beri geçen ve yıl birimi ile ölçülen zaman, sin (II)
YAŞANAK
Özellikle erken veya yeni doğmuş bebeklerin, zarar verebilecek dış etkenlerden korunması amacıyla içine yerleştirildiği, belirli sıcaklığın ve nemin özel olarak oluşturulduğu, şeffaf, kapalı araç, kuvöz
YAŞIT
Aynı yaşta olan kimselerden her biri
YAŞLI
Yaşı ilerlemiş, kocamış, ihtiyar (kimse)
YB
İterbiyum elementinin simgesi
YEDEKLİ
Halk edebiyatında yedeklerle yazılan manzume
YEDİLER
Yedi kişilik evliya topluluğu
YEDİLİK
Yedisi bir arada, yedi taneden oluşmuş, yedi tane alabilen
YEDİŞER
Yedi sayısının üleştirme sayı sıfatı
YEGAN
Birler, tekler
YELEK
Ceket altına giyilen kolsuz ve kısa giysi
YELEKEN
Havadar
YELLEME
Yellemek işi
YELPAZE
Sallandığında küçük bir hava akımı yapan ve özellikle yüzü serinletmeye yarayan, katlanabilir, taşınabilir araç
YEMEKLİ
Yemek de yenilen
YEMEKÇİ
Çalışanları, üyeleri, öğrencileri, işçileri çok olan kuruluşlara yemek yapıp satan kimse
YEMLEME
Yemlemek işi
YEMİŞEN
Gülgillerden, meyvesi elmaya benzeyen, yaprakları kısa saplı, yumurtamsı biçimde ve kenarları dişli olan, dikenli bir bitki
YENLİ
Yenleri olan
YEPELEK
İnce yapılı, zarif, narin
YER
Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
YERELAĞ
Bilgisayar ağlarının birbirine bağlanması sonucu ortaya çıkan, sınırlaması ve yöneticisi olan sadece kurum veya iş yeri içinde kullanılan bilgi iletişim ağı, iç ağ
YERGİ
Bir kimseyi, bir toplumu, bir düşünceyi, bir nesneyi, bir göreneği yermek için yazılmış yazı veya söylenmiş söz, hicviye, hiciv, satir
YERLİ
Taşınamayan, başka yere götürülemeyen
YERİNEL
Alegorik
YETİ
İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, kuvve, meleke
YETİŞİM
Öğretmen olabilmek için alınan mesleki eğitim derslerinin bütünü, formasyon
YEĞ
Bir başkasından daha çok beğenilip tercih edilen, üstün görülen, müreccah
YEŞİL
Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk
YIKAMAK
Su veya başka bir sıvı kullanarak bir şeyi temizlemek
YIKAMAÇ
Fotokopi makinelerinde veya fotoğraf basımı işinde kullanılan yıkama aleti
YIKMACI
Yıkılması uygun görülen bir yapının yıkılması işini üstlenen ve yıkıntılarını satın alan kimse, yıkıcı
YILAN
Sürüngenlerden, ayaksız, ince ve uzun olanların genel adı, yerdegezen, uzun hayvan
YILANCI
Yılan besleyen veya yılan oynatan kimse
YILKICI
Yılkı işiyle uğraşan kimse
YIRTICI
Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan)
YIRTMAK
Kâğıt, kumaş gibi bükülüp katlanan şeyleri parçalamak
YIVA
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
YIĞINTI
Bir araya yığılmış şeyler kümesi
YOBAZ
Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse)
YOKUM
`söz edilen yerde değilim` anlamında kullanılan bir söz
YOKUŞ
Aşağıdan yukarıya gittikçe yükselen eğimli yer, iniş karşıtı
YOMRA
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
YONTMAK
Bir şeye istenilen biçimi vermek için dış bölümünü keskin bir araçla biçmek, kesmek