CASUS
Bir devlet veya kuruluşun gizli amaçları için çalışan kimse, çaşıt, ajan
CAVLAMA
Cavlamak işi
CAZ
Başlangıçta Kuzey Amerika zencilerine aitken sonraları bütün dünyada benimsenen bir müzik türü
CAZIRTI
Cazırdama sırasında çıkan sesin adı
CEBERUT
Acımasız, merhametsiz, zorba
CEBRAİL
Allah tarafından peygamberlere vahiy getirmekle görevlendirilen dört büyük melekten biri
CEHRE
Pamuk, yün, ipek vb.ni eğirip iplik durumuna getirmeye yarar araç, iğ
CEHRİ
Kök boyasıgillerden, meyve, kabuk veya odunundan güzel kırmızı renk elde edilen bir kök (Rhamnus infectorius)
CELADET
Yiğitlik, kahramanlık
CEM
Toplama, bir araya getirme
CEMAN
Toplam olarak, hepsini içine alarak
CEMBİYE
Bir tür eğri kama, hançer
CENAP
Saygı, onur ve büyüklük anlamıyla kullanılan bir söz
CENK
Kahramanca mücadele, çarpışma, savaş
CESAMET
Büyüklük, irilik
CESİM
Büyük, iri, kocaman
CEZAEVİ
Hükümlülerin içinde tutuldukları yapı, hapishane, mahpus, mahpushane, mapus, dam, kodes, mahbes
CEZASIZ
Cezaya çarptırılmamış, cezalandırılmamış
CHECKUP
343 tam bakım
CIK
`Yok, olmaz` anlamında kullanılan bir söz
CIRLAMA
Cırlamak işi
CIVIK
Fazla suyla karıştığı için biçimini koruyamayacak kadar sulanmış, cılk
CIZIRTI
Cızırdama sırasında çıkan sesin adı, cızıltı
CIZLAMA
Cızlamak durumu
CONTA
Geçirmezliği sağlamak için sıkıştırılmış iki yüzey arasına yerleştirilen, genellikle kauçuk ve kurşundan yapılan ince parça
COPLAMA
Coplamak işi
CUDAM
Beceriksiz, güçsüz, görgüsüz kimse
CUK
`Tam yerine denk gelmek, uygun gelmek, yakışmak` anlamlarındaki cuk oturmak deyiminde geçen bir söz
CİCOZ
Cam veya toprak bilyelerle oynanan bir çocuk oyunu
CİLASIZ
Cila sürülmemiş veya cilası kalmamış olan
CİMRİ
Elindeki parayı harcamaya kıyamayan, bitli, eli sıkı, ekti, hasis, kısmık, kibritçi, mıhsıçtı, nekes, pinti, sıkı, varyemez
CİN
Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip, ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık
CİNAS
Çok anlamlı bir kelimeye, her defasında başka bir anlam yükleyerek birbirine yakın birkaç yerde kullanma
CİNAYET
Adam öldürme, kıya
CİZYE
İslam ülkelerinde Müslüman olmayanlardan alınan bir vergi türü
DADAY
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri
DAKİK
Düzenli işleyen, aksamayan
DALAK
Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ
DALAMAK
Köpek, kurt vb. hayvanlar dişlemek, ısırmak
DALAMAN
Muğla iline bağlı ilçelerden biri
DALIZ
İç kulaktaki kemik dolambacın orta bölümü
DALLAMA
Dallamak işi
DALÖĞLE
Tam öğle vaktinde
DAM
Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılan çoğu kiremit kaplı bölüm
DAMAK
Ağız boşluğunun tavanı
DAMAKSI
Boğumlanma noktası damakta bulunan (ses)
DAMAL
Ardahan iline bağlı ilçelerden biri
DAMALTI
Barınılacak, sığınılacak yer
DAMAR
Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal
DAMARLI
Damarı olan