AVARA
Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma
AVCILAR
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
AVCIOTU
Düğün çiçeğigillerden, kokusuz, parlak zehirli bir bitki (Adonis)
AVROVİL
Avrupa Birliği dışındaki ülkeler tarafından çıkarılan ve tutulan avroya dayalı borç senedi
AVRUPAİ
Avrupalılara özgü, Avrupalılara benzer, Avrupalılar gibi
AVUKAT
Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse
AVURT
Yanağın ağız boşluğu hizasına gelen bölümü
AVURTLU
Çalım satan, yüksekten atan
AVUTMAK
Bir kimsenin acısını veya sıkıntısını yatıştırmak, teselli etmek
AY
Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü
AYAKLIK
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal
AYAKÇAK
Merdiven, merdiven basamağı
AYAN
İleri gelenler
AYANCIK
Sinop iline bağlı ilçelerden biri
AYAR
Bir aygıtın gereken işi yapabilmesi durumu
AYARSIZ
Ayarı yapılmamış, ayarı bozuk, düzensiz
AYAŞ
Ankara iline bağlı ilçelerden biri
AYBASTI
Ordu iline bağlı ilçelerden biri
AYI
Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan, kocaoğlan (Ursus arctos)
AYICI
Ayı oynatmayı iş edinen kimse
AYIGÜLÜ
İki çenekliler sınıfının düğün çiçeğigiller familyasından bir tür şakayık (Peconia corollina)
AYIKMAK
Ayılmak, kendine gelmek, uyanmak, aklı başına gelmek
AYILMAK
Sarhoşluk, baygınlık vb. bir durumdan kurtulmak, kendine gelmek
AYIRMAÇ
Bir şeyi benzerlerinden ayırt etmeye yarayan durum veya öge, farika
AYIRTAÇ
Bir dalga biçimindeki sıklık veya evre değişmelerini genlik değişmeleri olarak ortaya çıkaran alet
AYLAK
İşsiz, boş gezen, avare (kimse)
AYLIK
Birine, görevi karşılığı olarak veya geçimi için her ay ödenen para, maaş
AYMAK
Kendine gelmek, aklı başına gelmek, ayılmak
AYMAZ
Çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan, sezmeyen (kimse), gözü bağlı, gafil, bilgisiz
AYNEN
Olduğu gibi, hiçbir değişiklik olmadan, aynıyla
AYNIYLA
Aynen
AYNİHAK
Taşınır veya taşınmaz üzerinde doğrudan doğruya egemenlik yetkisi veren ve herkese karşı ileri sürülebilen haklar
AYRAÇ
Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimde işaret, parantez
AYRIKLI
Ayrı tutulmuş, benzerlerine uymayan, kural dışı olan, istisnai
AYRINTI
Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay
AYVACIK
Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri
AYYUK
Göğün en yüksek yeri
AZ
Azot elementinin simgesi
AZALMAK
Az denecek bir miktara inmek
AZAMİ
En çok, en üst, en büyük, en yüksek (derece, nicelik), maksimum, maksimal
AZAPSIZ
Sıkıntı, acı vermeyen
AZDAVAY
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri
AZDEĞİL
birinin herhangi bir karakter bakımından göründüğü gibi olmadığını anlatmak için söylenen bir söz
AZEL
Sunumun birkaç satıcı tarafından yapıldığı ve bu az sayıdaki satıcının birbirlerinin üretim kararlarından etkilendiği piyasa türü, oligopol
AZI
Köpek dişlerinden sonra içeriye doğru, alt ve üst çenenin iki yanında beşer tane bulunan ve yiyecekleri öğütmeye yarayan dişlerin ortak adı, azı dişi, öğütücü diş
AZILI
Gözü bir şeyden yılmayan, azgın
AZINLIK
Bir toplulukta kendine özgü nitelikler bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar, azlık, ekalliyet, çoğunluk karşıtı
AZIŞMAK
Gittikçe kızışmak, şiddetlenmek
AZOİK
En eski jeolojik sistem