KARIŞ
Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık
KARLIİŞ
İyi para getiren iş veya çalışma alanı
KARMACA
Sevilen müzik eserlerinden seçilmiş bölümlerin arka arkaya seslendirilmesiyle oluşan müzik parçası, potpuri
KARPAYI
Herhangi bir malın maliyet fiyatı üzerine konulan ve satıcıya kalan kazanç
KASA
Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap
KASADAR
Ticari kuruluşlarda kasada oturarak para alıp veren kimse
KASDOKU
İstem dışı hareketleri yapan iç organlarda ve istemle hareket eden kaslarda bulunan hücreler topluluğu
KASKOCU
Kasko işlemlerini yapan kimse veya kuruluş
KASİYER
Kasa başında oturarak para alıp kasa fişi veren kimse, kasadar
KATALPA
İki çeneklilerden, yaprakları çok iri ve kalp biçiminde, çiçekli bir süs bitkisi (Bignonia catalpa)
KATIYAĞ
Don yağı, parafin gibi normal sıcaklıktayken katı durumda bulunan yağ
KATKI
Bir işin yapılmasına, gerçekleşmesine emek, bilgi, para vb. ile katılma, yardım
KAVAF
Ucuz, özenmeden ve bayağı cins ayakkabı, kemer, cüzdan yapan veya satan esnaf
KAVALCI
Kaval yapan, satan veya çalan kimse
KAVUK
Pamuktan yapılmış, üzerine sarık sarılan erkek başlığı
KAVUKÇU
Kavuk yapan veya satan kimse
KAVİLYA
Yelkenin kasa ve halat dikişlerinde, kollar arasını açmak için kullanılan, sivri ağaç veya demirden yapılmış sert parça
KAYAKÇI
Kayak yapan sporcu
KAYAĞAN
Üzerinde kolaylıkla kayılan, kaypak
KAYME
Kâğıt para, kaime
KAZANCI
Kazan yapan, satan veya onaran usta
KAZINTI
Kazıyarak çıkarılan parça
KAÇA
Ne kadar bir para, değer karşılığında?
KAÇAK
Bir kapalı kaptan, bir borudan sızan gaz veya sıvı
KAĞAN
Hanların bağlı olduğu devlet başkanı, hakan, imparator
KAĞITÇI
Kâğıt yapan kimse
KAŞIKÇI
Kaşık yapan veya satan kimse
KENET
İki sert cismi birbirine bağlamaya yarayan, iki ucu sivri ve kıvrık metal parça
KESE
Cepte taşınan, içine para, tütün vb. konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba
KESEDAR
Zengin kimselerin parasını yöneten ve gerekli harcamaları yapan kimse, vekilharç
KESEK
Bel, çapa veya sabanın topraktan kaldırdığı iri parça
KESEKLİ
Parça parça kabarmış olan (toprak)
KESEN
Kesme işini yapan
KESENEK
Görevlilerin aylıklarından her ay belli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para
KESİNTİ
Kesilen parça, kırpıntı
KESİR
Bir birimin bölündüğü eşit parçalardan birini veya birkaçını anlatan sayı
KETAL
Çirişli bir tür parlak bez
KEÇE
Yapağı veya keçi kılının dokunmadan yalnızca dövülmesiyle elde edilen kaba kumaş
KILIÇÇI
Kılıç yapan veya satan kimse
KILPAYI
Hemen hemen, neredeyse
KINACIK
Buğday pası mantarının, tahıl bitkilerinin sap ve yapraklarında oluşturduğu pas rengindeki hastalık
KIPIK
Yarı kapalı (göz)
KIRAN
Kırma işini yapan (kimse)
KISIM
Parçalara ayrılmış bir şeyin her bölümü, bölük, kesim
KISKA
Arpacık soğanı
KISKACI
Soğan tohumundan arpacık soğanı yetiştiren kimse
KITA
Yeryüzündeki altı büyük kara parçasından her biri, ana kara
KITIR
Minderin sertleşmesini sağlayan içindeki saman parçaları
KIYILIK
Sayanın kenarlarını sağlamlaştırmak ve güzelleştirmek için dikilen şerit biçimindeki parça
KIZIL
Parlak kırmızı renk