MEHİL
Bir işin tamamlanması için tanınan ek süre, önel
MEKANCI
Mekân tutan kimse
MELAS
Şeker üretiminde, billurlaşan şeker alındıktan sonra kalan şekerli posa
MELEK
Tanrı ile insan arasında aracılık yaptığına ve nurdan olduğuna inanılan manevi varlık, ferişte
MELUN
Tanrı tarafından lanetlenmiş olan, lanetli
MESTANE
Sarhoş gibi, kendinden geçmişçesine
METANET
Metin olma, dayanma, dayanıklılık, sağlamlık
METIN
Metanetli
METİLEN
Metanın iki hidrojen atomunu yitirmesiyle türeyen bir kök (CH2)
MISIRCI
Mısır yetiştiren veya satan kimse
MORG
Hastanelerde veya mezarlıklarda ölülerin belirli süre için saklandıkları soğuk ortam
MOĞOL
Moğolistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
MUAREFE
Karşılıklı birbirini tanıma, tanışma, tanışıklık
MUHASIR
Kuşatan, saran
MUHTERİ
Yeni bir şey yaratan, icat eden
MUMCU
Mum yapan veya satan kimse
MÜBAŞİR
Mahkemede duruşmaya girecekleri ve tanıkları çağıran, yargıcın emirlerini bildiren, kâğıtları getirip götüren görevli, çağrıcı
MÜCAZAT
İşlenen bir suçtan ötürü ceza verme
MÜMTENİ
Bir şeyi yapmaktan çekinen, kaçınan
MÜNZEVİ
Topluluktan kaçan, yalnız başına kalmayı seven
MÜRUR
Geçme, bir taraftan girip diğer taraftan çıkma
MÜSTAİT
Doğuştan yetenekli, kabiliyetli olan
MÜŞKÜLE
Bağ bozumuna yakın bir zamanda yetişen, kalınca kabuklu, iri ve uzun taneli bir üzüm
MİAT
Bir şeyin yapılması için tanınan süre
MİDYECİ
Midye avlayan veya satan kimse
MİHRACE
Hindistan'da racadan daha büyük hükümdarlara verilen unvan
MİKAİL
Tanrı buyruğu ile, insanların rızkını dağıtmakla ve doğa olaylarının gerçekleşmesini sağlamakla görevli melek
MİL
Selin sürükleyip getirdiği çok küçük taneli çamurlaşmış kum ve toprak karışımı
MİLİTAN
Bir düşüncenin, bir görüşün başarı kazanması için savaşan, mücadele eden kimse
MİRA
Arazi üzerinde seçilmiş bir işaret noktasının düşeyini gösteren, yön belirtmek için uzaktan gözlenen, geometrik biçimli tahta lata
NADİM
Yaptığı bir davranıştan pişmanlık duyan, pişman
NAZLI
Kolayca gönlü olmayan, kendini ağır satan, ısrar bekleyen, işveli, edalı
NEKAHET
Hastalıktan yeni kurtulmuş zayıf ve hâlsiz olan kimsenin durumu
NEKRE
Beklenmedik hoş ve şaşırtıcı sözler söyleyen, güldürücü hikâye anlatan (kimse), nükteci
NEY
Klasik Türk müziğinde ve özellikle tekke müziğinde yer alan, kaval biçiminde, yanık sesli, kamıştan yapılmış, üflemeli bir çalgı
NEYÜZLE
hiç utanmadan, sıkılmadan
NEZLE
Soğuk almaktan ileri gelen, burun akması, aksırma ile beliren hastalık, ingin, tumağı, dumağı, çaputlama, zükâm, nevazil
NEİYİ
mutluluk ve beğenme anlatan bir söz
NEŞE
Mutlu olmaktan doğan ve dışa vurulan sevinç, şetaret
NOHUT
Baklagillerden, ana yurdu Akdeniz kıyıları olan, birleşik telek yapraklı, çiçekleri sarımtırak renkte, tanesi baklamsı bir bitki (Cicer arietinum)
NOKRA
Büveleğin sebep olduğu, genellikle davar ve sığırlarda, seyrek olarak insanlarda rastlanan, ortası delik şişkinliklerle tanınan hastalık
NUH
`İnat etmek, ayak diremek` anlamındaki Nuh deyip peygamber dememek ve `çok eski, çoktan modası geçmiş, köhnemiş` anlamındaki Nuh Nebi'den kalma deyimlerinde geçen bir söz
NİRENGİ
Belli sayıda noktanın konumunu kesin olarak tespit edebilmek için, bu noktaları tepe olarak kabul ederek bir alanı üçgenlere bölme işi
NİŞASTA
Tahıl tanelerinden, mercimek, bezelye vb. bakla türleri veya patates gibi birtakım yumrulardan özel yöntemlerle çıkarılan una benzer bir madde
OFSET
Kalıp izlerini önce kauçuğa, kauçuktan da kâğıda geçirmeye yarayan çift kopyalı baskı yöntemi
OKAPİ
Geviş getirenlerden, Kongo'da bataklık ormanlarda yaşayan, büyük bir antilop boyunda, gövdesi kızıl kestane renginde, bacakları beyaz çizgili bir memeli hayvan (Okapia johnstoni)
OKTAN
Formülü C8H18 olan doymuş hidrokarbonlara verilen ad
OLURA
geniş zaman kipinden sonra gelerek belirsizlik, olasılık anlamı katan bir söz
ORAK
Yarım çember biçiminde yassı, ensiz ve keskin metal bir bıçakla, buna bağlı bir saptan oluşan ekin, ot vb. biçme aracı
ORDİNAT
Bir noktanın uzaydaki yerini belirtmeye yarayan çizgilerden her biri