DRAM
Sahnede oynanmak için yazılmış oyun, drama
DROSERA
Droseragillerden, topuz biçimindeki yapraklarının üst yüzeyi, böcekleri yakalayan yapışkan tüyler ile örtülü otsu bir bitki (Drosera rotundifolia)
DUBAR
Kefalgillerden, 30-40 santimetre uzunluğunda, eti lezzetli bir tür balık (Mugil cephalus)
DUDU
Kadınlara verilen bir unvan, hanım
DUKA
Dük unvanının eskiden kullanılan biçimi
DUKALIK
Bir dukanın yönetiminde bulunan ülke
DUMA
Rus parlamentosunun alt kanadı
DUMAN
Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan değişik renklerde gaz
DUN
Alçak, aşağı, aşağılık
DURAK
Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer
DUYARLI
Dış etkenlere karşı duyarlığı olan, duygun, hassas
DUYPRİZ
İçerisinde aydınlatmak amacıyla kullanılan duyun yanı sıra elektrik akımı almaya yarayan bir düzeneği de bulunduran alet
DÖGER
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
DÖKÜM
Kalıba dökme işi ve bunun yapılış yöntemi
DÖLÜT
Oğulcuğun gelişimini büyük ölçüde tamamladığı, bütün organ taslaklarının oluştuğu üçüncü aydan doğuma kadarki durumu, cenin, fetüs
DÖNEMEÇ
Bir yolun yön değiştirdiği yer, viraj
DÖNÜŞÜM
Olduğundan başka bir biçime girme, başka bir durum alma, şekil değiştirme, tahavvül, inkılap, transformasyon
DÖPER
Bazı iskambil oyunlarında farklı renklerden benzer iki kart yanında farklı renklerden benzer iki kart daha bulunması durumu
DÖRTLÜK
Birbirine dik iki çap boyunca dörde bölünmüş dairenin her bir dilimi
DÜK
Avrupa ülkelerinde prensten sonra gelen en yüksek soyluluk unvanı
DÜYUN
Borçlar
DÜZAYAK
İçinde merdiven veya inilip çıkılacak bölüm bulunmayan (ev, yol)
DÜZEMEK
Herhangi bir karışımı istenilen orana göre hazırlamak, karışımın dozunu belirlemek
DÜZENLİ
Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam
DÜZENTİ
Bir şeyi, bir durumu olduğundan değişik göstermek amacıyla hazırlanan düzen, mizansen
DÜŞEY
Yer çekimi doğrultusunda olan, şakuli
DÜŞEŞ
Zarla oynanan oyunlarda, atılan zarlardan ikisinin de altı benekli olan yanlarının üste gelmesi
DÜŞÜNÜR
Genel sorunlar üzerine yeni ve kendine özgü düşünceleri olan kimse, düşünücü, mütefekkir
DİK
Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan
DİKEN
Bazı bitkilerin dal, yaprak, meyve kabuğu vb. bölümlerinde ve bazı hayvanların derisinde bulunan sert, ucu sivri ve batıcı çıkıntılardan her biri
DİKENCE
Dikenli balıkgillerden bir tür küçük tatlı su balığı (Gasterostsus pungitius)
DİKEY
Başka bir doğru ile kesiştiğinde onunla birlikte dik açı oluşturan (doğru çizgi), amudi
DİL
Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı
DİLEKÇE
Bir dileği bildirmek için resmî makamlara sunulan, imzalı ve adresli, pullu veya pulsuz yazı, istida, arzuhâl
DİNAR
Bahreyn, Cezayir, Irak, Karadağ, Kuveyt, Libya, Sırbistan, Tunus ve Ürdün kullanılan para birimi
DİNGO
`Girenin çıkanın belli olmadığı yer` anlamındaki Dingo'nun ahırı sözünde geçer
DİPLOMA
Bir kimseye herhangi bir okulu veya öğrenim programını başarıyla tamamladığını, bir derece veya unvanı kullanmaya hak kazandığını, bir iş, sanat veya meslek dalında çalışabilme yetkisi elde ettiğini belirtmek için bir öğretim kurumu tarafından düzenlenip verilen resmî belge, icazetname, şehadetname
DİYET
İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal, kan pahası, kan parası, kefaret
DİZEM
Bir dizede, bir notada vurgu, uzunluk veya ses özelliklerinin, durakların düzenli bir biçimde tekrarlanmasından doğan ses uygunluğu, tartım, ritim
EDAT
Tek başına anlamı olmayan, sonuna geldiği sözle cümledeki diğer kelimeler arasında ilişki kuran kelime türü, ilgeç: Ev gibi huzur köşesi olmaz. Çocuk sabaha karşı uyudu
EDEP
Toplum töresine uygun davranma
EFEKT
Radyo ve televizyon yayınlarında, tiyatro oyunlarında veya film seslendirmelerinde, hareketleri izlemesi gereken seslerin doğal kaynakların dışında, optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmesi
EFLATUN
Açık mor renk
EFSUN
Büyü
EFSUNCU
Büyücü
EFSUNLU
Büyülü
EJDERHA
Türlü biçimlerde tasarlanan korkunç bir masal canavarı, ejder, dragon
EKLENTİ
Bir şeye eklenmiş olan, ek durumunda bulunan parça
EKOL
Bir bilim ve sanat kolunda ayrı nitelik ve özellikleri bulunan yöntem veya akım, okul
EKİN
Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı durum