VOLİAĞI
Kayıkla denize salındıktan sonra her iki kolunun halatlarıyla karaya çekilen balık ağı
VOTKA
Tahıl tanelerinin damıtılmasıyla elde edilen alkollü içki
VOYVO
Alay ederek sataşmak için söylenen bir söz
VOYVODA
Osmanlıların Eflak ve Boğdan beylerine verdikleri unvan
VULVA
Ferç
VURGU
Konuşma, okuma sırasında bir hece veya kelime üzerine diğerlerinden daha farklı olarak yapılan baskı, aksan
VV
Türk alfabesinin yirmi yedinci sırasında yer alan ve Ve adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından yumuşak, diş-dudak ünsüzünü gösterir
VİBRİYO
Koleraya neden olan virgül biçimindeki bakteri
VİDEO
Manyetik bantlar üzerinde yer alan veya sayısal olarak derlenmiş hareketli resimler dizisi
VİGLA
Savaş ve ticaret gemilerinin direklerine ve dalyanlarda dikine gömülmüş gönderler üzerine gözcülerin nöbet tutmaları için yapılmış yer, çanaklık
VİGLACI
Savaş ve ticaret gemilerinde gönderler üzerinde nöbet tutan kimse
VİRAL
Virüslerle ilgili
VİRTÜÖZ
Herhangi bir müzik aracını büyük ustalıkla çalabilen sanatçı
VİRÜS
Hastalık yapıcı, bakterilerden daha küçük, yaşamak için bir başka hücrenin içine girmek zorunda olan ve ancak elektron mikroskobunda görülebilen parazit
VİSKİ
Tahıllar malt yapılarak şekerlendirildikten ve gereği kadar mayalandıktan sonra damıtılarak elde edilen alkollü içki
VİTAMİN
Besinlerde bulunan, vücutta genellikle yapılmayan, yağda veya suda çözünebilme özelliği olan, eksikliği veya fazlalığı çeşitli hastalıklara yol açan maddelere verilen genel ad
VİTES
Otomobillerin çekiş ve hızını ayarlamaya yarayan dişliler düzeni
VİZON
Sansargillerden, kürkü çok beğenilen bir tür memeli, mink (Mustela vison)
VİZÖR
Kamera, fotoğraf makinesi ve dürbünde bulunan, görüntüyü tam sınırlarıyla kesmeden veya taşırmadan alabilmeyi sağlayan düzenek, bakaç
VİZİYER
Kasket siperi
VİŞNE
Gülgillerden, dalları kırmızımtırak, çiçekleri beyaz renkte, kiraza benzer bir ağaç (Cerasus vulgaris)
YABGU
Orta Asya'da kurulan ilk Türk devletlerinde kağandan sonra gelen en üst düzeydeki yöneticinin unvanı
YADA
Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz
YADEL
Yabancı yer, gurbet
YAFTA
Üzerine asıldığı veya yapıştırıldığı şeylerle ilgili bir bilgi veren yazılı kâğıt parçası
YAHYALI
Kayseri iline bağlı ilçelerden biri
YAK
Tibet'te, Asya'nın bazı yörelerinde yabani veya evcil olarak yaşayan, kılları uzun bir tür öküz, Tibet öküzü, Tibet sığırı (Bos grunniens)
YAKA
Giysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü
YAKAMOZ
Denizde balıkların veya küreklerin kımıldanışıyla oluşan parıltı
YAKIN
Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı
YAKINDA
Yakın bir yerde
YAKIOTU
Küpe çiçeğigillerden, kırmızı veya pembe çiçekli, sulak yerlerde yetişen, küçük bir süs bitkisi (Epilobium)
YAKMAÇ
Sıvı yakıtı kolayca yanabilecek taneciklere ayırarak püskürten araç, brülör
YALAK
Hayvanların su içtikleri taş veya ağaçtan oyma kap
YALAMAK
Bir şeyin üzerinden dilini sürüp geçirmek
YALAN
Doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz, kıtır
YALAVAÇ
Peygamber
YALITIM
Elektrik akımının olumsuz etkilerini önlemek için iletkeni kauçuk, lastik, porselen vb. ile kaplama, yalıtma, tecrit, izolasyon
YALIYAR
Yüksek kıyılarda dalga aşındırmasıyla oluşan ve aşınma sürdükçe karanın içine doğru gerileyen yar, falez
YAMAÇ
Dağın veya tepenin herhangi bir yanı
YANAZ
Ters, huysuz (kimse)
YANGI
Vücudun mikroplara karşı koymak için herhangi bir yerine fazla kan hücumu ile orada şişkinlik, kırmızılık, ısı ve ağrı ile beliren irin toplaması, iltihap, enflamasyon
YANKI
Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, aksiseda, inikâs, akis, eko
YANKICA
Başkasının söylediği sözleri yankı gibi yineleme
YAPARLU
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
YAPAY
Doğadaki örneklerine benzetilerek insan eliyle yapılmış veya üretilmiş, yapma, suni, doğal karşıtı
YAPIMCI
Bir şeyin yapılmasında, ortaya konulmasında, gerçekleştirilmesinde emeği geçen kimse veya kuruluş
YAPINTI
Gerçekle çeliştiğini, gerçekliğe uymadığını bile bile tasarlanan şey, hayal gücüyle yaratılmış olan şey, tasni
YAPIT
Bir emek sonucunda ortaya konulan ürün, eser
YAPMAK
Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek