YEMİNLİ
Açıklamasını yemin ederek yapan
YEMİŞEN
Gülgillerden, meyvesi elmaya benzeyen, yaprakları kısa saplı, yumurtamsı biçimde ve kenarları dişli olan, dikenli bir bitki
YENLİ
Yenleri olan
YER
Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
YERALTI
Yerin yüzeyi altındaki bölümü
YERBERİ
Dünya çevresinde dolanan bir uydunun gerçek veya görünür yörüngesinin Dünya'ya en yakın noktası
YEREL
Yöresel
YERELAĞ
Bilgisayar ağlarının birbirine bağlanması sonucu ortaya çıkan, sınırlaması ve yöneticisi olan sadece kurum veya iş yeri içinde kullanılan bilgi iletişim ağı, iç ağ
YEREY
Arazi
YERGİ
Bir kimseyi, bir toplumu, bir düşünceyi, bir nesneyi, bir göreneği yermek için yazılmış yazı veya söylenmiş söz, hicviye, hiciv, satir
YERGİCİ
Yerme huyu olan kimse
YERKATI
Giriş katı
YERKÜRE
Üstünde yaşadığımız gök cismi, yer, yer yuvarı, yer yuvarlağı
YERLİ
Taşınamayan, başka yere götürülemeyen
YERME
Yermek işi, zem
YERMELİ
Yerici bir özelliği de bulunan (söz), pejoratif
YERMUMU
Petrol ve terebentin içinde eriyen, doğal hidrokarbonlardan oluşan bir mum türü, ozokerit
YERYAĞI
Petrol
YERYURT
Oturulan, yaşanılan yer
YERÇAMI
Yüksekliği 5-10 santimetre olan, limon sarısı renkli, otsu bir bitki, yer servisi (Ajuga chamaepitys)
YERÜSTÜ
Yerin yüzeyi üstündeki bölümü
YERİDİR
`layıktır, uygundur, münasiptir` anlamında kullanılan bir söz
YERİLME
Yerilmek işi
YERİNDE
İyi, yeterli
YERİNEL
Alegorik
YERİNME
Yerinmek işi, teessüf
YERİVAR
`uygundur, iyidir` anlamında kullanılan bir söz
YETER
İhtiyacı karşılayacak kadar olan, kâfi
YETERKİ
ancak, şu şartla
YETERLİ
Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgisi olan, kifayetli, ehliyetli
YETKİ
Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet
YETKİLİ
Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar
YETİK
Yetişmiş, erişmiş, büyümüş
YETİŞİM
Öğretmen olabilmek için alınan mesleki eğitim derslerinin bütünü, formasyon
YEĞ
Bir başkasından daha çok beğenilip tercih edilen, üstün görülen, müreccah
YEŞERME
Yeşermek işi
YEŞERTİ
Yeşermiş yer
YEŞİLOY
Çekimser davranıldığını gösteren oy
YIKAMAÇ
Fotokopi makinelerinde veya fotoğraf basımı işinde kullanılan yıkama aleti
YILAN
Sürüngenlerden, ayaksız, ince ve uzun olanların genel adı, yerdegezen, uzun hayvan
YILDIRI
Yıldırma, cana kıyma ve malı yakıp yıkma, korkutma, tedhiş, terör
YIRTMAK
Kâğıt, kumaş gibi bükülüp katlanan şeyleri parçalamak
YIVA
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
YIĞINAK
Bir şeyin biriktiği yer
YIĞINTI
Bir araya yığılmış şeyler kümesi
YOKUM
`söz edilen yerde değilim` anlamında kullanılan bir söz
YOKUŞ
Aşağıdan yukarıya gittikçe yükselen eğimli yer, iniş karşıtı
YOKYERE
Hiçbir gereği ve sebebi olmadan, boşu boşuna
YOKYILI
Bir tarım ürününden az verim alınan yıl
YOL
Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik