KAĞNI
İki veya dört tekerlekli, dingili tekerlekle birlikte dönen öküz arabası
KE
Türk alfabesinin on dördüncü harfinin adı, okunuşu
KEBAPLI
Kebabı olan, içine kebap konulmuş olan
KEBZECİ
Koyunların kürek kemiğine bakarak gelecekten haber verdiğini ileri süren kimse
KEKİK
Ballıbabagillerden, karşılıklı küçük yapraklı, beyaz, pembe, kırmızı başak durumunda çiçekleri olan ve çiçeği baharat gibi kullanılan, odunsu saplı, kokulu bir bitki (Thymus vulgaris)
KELEPİR
Değerinden çok aşağı bir fiyatla alınan veya alınabilecek olan şey, okazyon
KELİK
Eski ayakkabı
KENEVİR
Kendirgillerden, sapındaki liflerden halat, çuval vb. kaba örgüler yapılan, iki evcikli bir bitki, kendir (Cannabis sativa)
KEPEK
Un elendikten sonra, elek üstünde kalan kabuk kırıntıları
KEPENEK
Çobanların omuzlarına aldıkları dikişsiz, kolsuz, keçeden üstlük, aba (II)
KEREVİT
Kabuklular sınıfından, çamurlu tatlı sularda yaşayan bir eklem bacaklı, tatlısu ıstakozu, karavide (Potamobius fluviatilis)
KESEK
Bel, çapa veya sabanın topraktan kaldırdığı iri parça
KESEKLİ
Parça parça kabarmış olan (toprak)
KESTANE
Kayıngillerden, ılıman iklimlerde yetişen, 25-30 metre kadar boylanabilen, kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı (Castanea sativa)
KEÇE
Yapağı veya keçi kılının dokunmadan yalnızca dövülmesiyle elde edilen kaba kumaş
KIN
Bıçak, kılıç vb. kesici araçların kabı
KISMAAD
Kısaltması yapılacak kelime veya kelimelerin ünlü ve ünsüzlerinden yararlanarak gerektiğinde bir ünlü ekleyerek akılda kalabilecek bir söz oluşturma, kısaltmalı kelime, akronim: İLESAM, ASELSAN gibi
KIÇ
Kuyruk sokumu bölgesi, kaba et, kaba but, popo, makat
KIŞIR
Kabuk
KK
Türk alfabesinin on dördüncü sırasında yer alan ve Ke adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince ünlülerle ön damak, kalın ünlülerle art damak, patlayıcı ünsüzlerinin sertini gösterir
KLİŞE
Baskıda kullanılmak amacıyla, üzerine kabartma resim, şekil, yazı çıkarılmış metal levha
KOCABAŞ
İspinozgillerden, 18 santimetre uzunluğunda, sırtı kahverengi, karnı pembe bir tür kuş, flurcun (Cocothraustes coccothraustes)
KOLAY
Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç(II) ve zor karşıtı
KOLAYDA
Kolay bulunabilir yerde, el altında
KOLEJ
Öğretim programında yabancı bir dil öğretimine ağırlık veren okul
KOMÜN
Beraber çalışıp geliri paylaşmak üzere bir araya gelen topluluk
KONUKÇU
Yabancı konukların yanına verilen, onları gezdiren, onlarla ilgilenen kılavuz veya arkadaş, mihmandar
KORTEKS
Kabuk
KORUN
Üst derinin en dış tabakası
KOTAN
Pulluk, büyük saban
KOVUCUK
Bitkilerde, mantar tabakası üzerinde, sünger dokunun kalınlaşmadığı yerlerde oluşan ve bitkinin solunumuna yardım eden küçük delik, adese
KOŞUM
Araba hayvanının kayış takımı, koşum takımı
KOŞUMCU
Araba hayvanlarının kayış bölümünü yapan kimse
KOŞİN
Ağır, hareketsiz, bol ve kabarık tüylü bir tavuk ırkı
KRAMPON
Futbol ayakkabılarının altındaki, çimende rahat hareket etmeyi sağlayan, deri veya sentetik kabara, tutmalık
KUBAT
Kaba, biçimsiz
KUDAS
Hz. İsa'nın havarileriyle birlikte yediği son yemeği anmak için, Hristiyanların kilisede bir kap içinde ekmek ve şarabı kutsayarak yaptıkları tören, liturya
KUNDURA
Kaba işlenmiş, bağsız, konçsuz ayakkabı
KUR
Yabancı paraların ulusal para cinsinden değeri
KURAN
İslam dininin temel ilkelerini, Hz. Muhammed'e gönderilen Tanrı buyruklarını içeren, Müslümanlığın temel kitabı, Kur'an-ı Kerim, Kelam-ı Kadim, Mushaf, Mushaf-ı Şerif
KURBAĞA
Kurbağalardan, yumurta ile üreyen, yavruları gelişimlerini durgun sularda tamamladıktan sonra kuyruğu ve solungacı körelerek karada yaşayabilen, sıçrayarak yürüyen ve suda iyi yüzen küçük hayvan
KURUTAÇ
Kurutma kabı
KUŞKU
Bir olguyla ilgili gerçeğin ne olduğunu kestirememekten doğan kararsızlık, kuruntu, işkil, şüphe, acaba, şek
KÖPÜK
Sabun, deterjan vb.nin suda erimesinden oluşan beyaz kabarcık
KÖRAĞAÇ
Kontratablada orta katı oluşturan ve genellikle yumuşak ağaçlardan hazırlanan bölüm
KÖS
Savaşlarda, alaylarda at, deve veya araba üzerinde taşınan ve işaret vermek için kullanılan büyük davul
KÜLHANİ
Külhanbeyi, kabadayı, serseri, hayta
KÜRSÜ
Kalabalığa karşı konuşma yapanların önünde bulunan yüksekçe yer
KÜSEĞEN
Çabuk ve sık sık küsen (kimse)
KÜŞNE
Karaburçak