UÇURUM
Deniz, göl, ırmak vb. su kıyılarında veya karada dik yer, yar
VAROŞ
Kent veya kasabada kenar mahalle
VARYANT
Bir yol şebekesi üzerinde, belli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol
VELİAHT
Bir hükümdarın ölümünden veya tahttan çekilmesinden sonra tahta geçmeye aday olan kimse
VİSKİ
Tahıllar malt yapılarak şekerlendirildikten ve gereği kadar mayalandıktan sonra damıtılarak elde edilen alkollü içki
VİZÖR
Kamera, fotoğraf makinesi ve dürbünde bulunan, görüntüyü tam sınırlarıyla kesmeden veya taşırmadan alabilmeyi sağlayan düzenek, bakaç
YADA
Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz
YANGI
Vücudun mikroplara karşı koymak için herhangi bir yerine fazla kan hücumu ile orada şişkinlik, kırmızılık, ısı ve ağrı ile beliren irin toplaması, iltihap, enflamasyon
YAPAY
Doğadaki örneklerine benzetilerek insan eliyle yapılmış veya üretilmiş, yapma, suni, doğal karşıtı
YARADAN
Tanrı
YAREN
Arkadaş, yakın dost
YAYLACI
Yaz mevsimini yaylada geçiren kimse
YEDİLİK
Yedisi bir arada, yedi taneden oluşmuş, yedi tane alabilen
YEKPARE
Bir parçadan oluşan, tek parça, bütün
YELEKEN
Havadar
YENİLGİ
Bir yarışmada kaybetme, yenilme, mağlubiyet, hezimet
YENİÇAĞ
Orta Çağın bitiminden (1453 veya 1492'den) Fransız İhtilali'ne (1789) kadar süren çağ
YETER
İhtiyacı karşılayacak kadar olan, kâfi
YOKYERE
Hiçbir gereği ve sebebi olmadan, boşu boşuna
YOL
Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik
YOZ
Doğada olduğu gibi kalarak işlenmemiş olan
YUFKACI
Yufka, kadayıf vb.ni yapıp satan kimse
YUNUS
Balinalardan, ılık ve sıcak denizlerde sürüler durumunda yaşayan, boyları 3 metreye kadar erişebilen, memeli deniz hayvanı (Delphinus)
YURTLUK
Bir yerin gelirinin bir kimseye yalnız ölünceye kadar kullanılması şartıyla ayrılması yöntemi, malikâne
YÜREĞİR
Adana iline bağlı ilçelerden biri
YÜZÜNCÜ
Yüz sayısının sıra sıfatı, sırada doksan dokuzuncudan sonra gelen
YÜZÜPEK
Birine söylenmesi güç olan şeyi sıkılmadan söyleyebilen veya kendisinden istenilen şeyleri rahatlıkla geri çevirebilen (kimse)
ZABİT
Rütbesi teğmenden binbaşıya kadar olan asker
ZAMANLA
Aradan süre geçtikçe, giderek
ZAVALLI
Acınacak kadar kötü durumda bulunan
ZAİL
Yok olan, ortadan kalkan
ZERRECE
Zerre kadar
ZULADAN
Gizlice
ZİYADAR
Işıklı
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim
ÇAPARIZ
İçinden çıkılamayacak kadar güç olan, karışık iş
ÇARE
Bir sonuca varmak, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm yolu
ÇEKİNİK
Birkaç kuşak sonra ortaya çıkan ve o zamana kadar aradaki döllerde gizli kalan (soya çekim nitelikleri), resesif
ÇUHADAR
Osmanlı Devleti'nde padişahın hizmetinde bulunan sarayın büyük memurlarından her biri
ÇİY
Havada buğu durumundayken akşamın ve gecenin serinliğiyle yerde veya bitkilerde toplanan küçük su damlaları, şebnem, jale
ÇİZME
Koncu diz kapaklarına kadar çıkan bir ayakkabı türü
ÖLESİYE
Ölümü göze alacak kadar, ölürcesine
ÖLÇEK
Birim kabul edilen herhangi bir şeyin alabildiği kadar ölçü
ÖLÜDOKU
Bir çarpma veya zedelenme sonucu oluşan yaradaki ölü hücre kümesi
ÖLÜGİBİ
hiç kımıldamadan
ÖNBİLGİ
Herhangi bir konuda derinlemesine bir araştırma yapmadan sağlanan birtakım bilgi
ÖNKAYIT
Kesin kabul ve kayıt işlemlerinden önce aday başvurularının kabulü
ÖNSEÇİM
Genel seçimde aday gösterilecek kişileri belirlemek için bir parti üyesi olan belli sayıdaki delegelerin katılmasıyla yapılan seçim
ÖZİŞLER
Endüstride, yönetimde ve bilimsel işlerde insan aracılığı olmadan işlerin otomatik olarak yapılması, öz devim, otomasyon
ÜSKÜF
Yüksek aşamadaki yeniçeri subaylarının giydikleri, yarısı arkaya sarkan uzun bir sarık