DAMASKO
Çoğunlukla döşemelik olarak kullanılan, keten ve ipek karışımı bir kumaş türü
DAMGA
Bir şeyin üzerine bir nişan, bir işaret basmaya yarayan araç
DAMGACI
Damga vurmakla görevli kimse
DAMGALI
Damgası olan, damgalanmış olan
DAMITIK
Damıtma yoluyla, damıtılarak elde edilmiş olan
DAMITIM
Damıtma işi
DAMITMA
Damıtmak işi, taktir
DAMLA
Yuvarlak biçimde, çok küçük miktarda sıvı, katre
DAMLAMA
Damlamak işi
DAMLI
Damı olan
DANK
`Bir olay sebebiyle birden ayılmak, doğruyu anlamak` anlamında dank etmek veya dank demek birleşik fiillerinde kullanılır
DARASIZ
Darası alınmamış
DAYAMAK
Yaslamak
DAYAYIŞ
Dayama işi
DAZLAMA
Dazlamak işi
DAĞ
Yer kabuğunun çıkıntılı, yüksek, eğimli yamaçlarıyla çevresine hâkim ve oldukça geniş bir alana yayılan bölümü
DAĞLAMA
Dağlamak işi
DEFAKTO
Uygulamada olan
DEFOL
`savuş git, uzaklaş` anlamında kullanılan bir söz
DEFOSUZ
Defosu olmayan, sağlam
DEFİGAM
Üzüntüyü, sıkıntıyı atma
DEK
Bir işin, bir durumun sona erdiği zaman veya yer, kadar, değin
DEKLARE
`Bildirilmek; gümrüklerde vergi konusu olacak eşya vb.ni resmî makama bildirmek` anlamlarındaki deklare etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
DEMAGOG
Laf cambazı
DEMEK
bir şey anlamına gelmek
DEMET
Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam
DEMEÇ
Yetkili bir kimsenin bir konuda yayın organlarına yaptığı açıklama, beyanat
DENEMEK
Değerini anlamak, gerekli niteliği taşıyıp taşımadığını bulmak için bir insanı, bir nesneyi veya bir düşünceyi sınamak, tecrübe etmek
DENEY
Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılan işlem, tecrübe
DENEYCİ
Deneycilik yanlısı olan, görgücü, ampirist
DENEYİM
Bir kimsenin belli bir sürede veya hayat boyu edindiği bilgilerin tamamı, tecrübe, eksperyans
DENKLEM
İçinde yer alan bazı niceliklere ancak uygun bir değer verildiği zaman sağlanabilen eşitlik, muadele
DENLİ
`Kadar` anlamında üstünlük derecesini belirten bir söz
DENİM
Kot vb. yapımında kullanılan bir tür pamuklu kumaş
DEPLASE
`Yerini değiştirmek` anlamındaki deplase etmek, `yeri değişmek.` anlamındaki deplase olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
DERDEST
Yakalama, tutma, ele geçirme
DERK
Anlama, kavrama
DERSİAM
Osmanlılar döneminde müderrislerin camilerde verdikleri ders
DESTE
Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam
DEVALÜE
`Değerini düşürmek` anlamındaki devalüe etmek, `değeri düşürülmek` anlamındaki devalüe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
DEVAMLI
Sürekli, bitmeyen, kesintiye uğramayan
DEVASIZ
İyileştirilemeyen, ilacı bulunamayan
DEVRE
Belirlenmiş zaman dilimi
DEVİR
Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası
DEVİRLİ
Eşit zaman aralıkları ile ardışık olarak tekrarlanan (hareket), devrî
DEĞİŞİM
Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme
DIZLAMA
Dızlamak işi
DIŞLAMA
Dışlamak işi
DIŞODUN
Kabukla olgun ağaç bölümleri arasında bulunan, tam olgunlaşmadığı için marangozlukta kullanılması sakıncalı olan odun bölümü
DIŞSAHA
Spor takımlarının kendi sahaları dışında oynaması durumu, deplasman