YALPILI
Bir yanı öbüründen yüksek veya kalın
YAN
Bir şeyin ön, arka, alt ve üst dışında kalan bölümü, profil
YAT
Kalkan, zırh vb. korunma aracı
YATALAK
Felç, sakatlık vb. bir sebeple yataktan kalkamayan (kimse)
YAYIK
Tereyağı çıkarmak için sütün, yoğurdun içinde çalkalandığı kap veya makine
YAZAR
Bilim, edebiyat, sanat alanlarında kitap yazan veya kitap hazırlayan, bir eseri ortaya koyan ve eserin sahibi olan kimse, kalem erbabı, müellif
YAZMACI
Yemeni, yorgan yüzü vb. şeylere elle veya tahta kalıplarla desen yapan kimse
YAĞDOKU
Vücutta yağ tabakalarını oluşturan doku
YIL
Dünya'nın, Güneş çevresinde tam bir dolanım yapması için geçen 365 gün, 5 saat ve 49 dakikalık zaman
YOBAZ
Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse)
YOZ
Doğada olduğu gibi kalarak işlenmemiş olan
YÖRESEL
Belli bir yöre ile ilgili, yerel, mahallî, mevzii, lokal
ZAİL
Yok olan, ortadan kalkan
ÇADIR
Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ
ÇAKAL
Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus)
ÇAKALOZ
Mermi olarak çakıl taşı atan bir top türü
ÇAM
Çamgillerin örnek bitkisi olan, dört mevsim yeşil kalabilen, iğne yapraklı, yurdumuzda birçok türü yetişen bir orman ağacı (Pinus)
ÇAPLA
Maden kazımak için kullanılan çelik kalem
ÇARE
Bir sonuca varmak, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm yolu
ÇAĞDIŞI
Çağın gerektirdiği şartların gerisinde kalmış, çağdaş olmayan, köhne
ÇEKER
Bir tartma aletinin kaldırabildiği ağırlık miktarı
ÇEKİNİK
Birkaç kuşak sonra ortaya çıkan ve o zamana kadar aradaki döllerde gizli kalan (soya çekim nitelikleri), resesif
ÇOKAL
Savaşlarda giyilen zırh
ÇOPUR
Yüzü çiçek hastalığından kalma küçük yara izleri taşıyan, aşırı çiçek bozuğu olan (kimse), işkembe suratlı
ÇİMENTO
Killi kalkerleri özel fırınlarda pişirip ezmekle elde edilen, çamuru çarçabuk katılaşıp sertleşen ve yapılarda harç malzemesi olarak kullanılan kül renginde veya beyaz toz
ÇİRİŞ
Çiriş otunun kökünün öğütülmesiyle yapılan ve su ile karılarak tutkal gibi kullanılan esmer, sarı bir toz
ÖLGÜN
Diriliği, canlılığı, tazeliği kalmamış
ÖLMEZ
Ölümsüz, kalıcı olan
ÖLÜMLÜK
Bazı kimselerin, öldüklerinde cenazelerinin kaldırılmasına harcanmak için ayırdıkları para
ÖNODA
Gözde saydam tabaka ile iris arasında kalan boşluk
ÖRK
Hayvanları çayıra bağlamaya yarayan kalın ip, örük
ÜSTÜSTE
Çok kalabalık, sıkışık
ĞĞ
Türk alfabesinin dokuzuncu sırasında yer alan bu harf, ses bilimi bakımından, ince ünlülerle ön damak, kalın ünlülerle art damak ünsüzlerinin yumuşağı, küçük dil ünsüzü
İBRİŞİM
Kalınca bükülmüş ipek iplik
İKSA
Bir hendek veya temel çukuru kazılırken yandaki toprakları tutmak için yere yan yana çakılan ve kavramalarla birbirine tutturulan kalın tahtalarla kurulan düzen, bağın
İLKEL
İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif
İMROZ
Vücudu beyaz, baş ve ayaklarda siyah lekeler bulunan, küçük cüsseli, uzun ve ince kuyruklu, kaba karışık ve uzun yapağılı, Gökçeada ve kısmen Çanakkale ilinde yetiştirilen bir tür koyun
İMTİYAZ
Başkalarına tanınmayan özel, kişisel hak veya şart, ayrıcalık
İNTİKAL
Bir yerden başka bir yere geçme, geçiş
İPTAL
Yararlıktan, kullanıştan kaldırma, silme, bozma
İRS
Kalıtım
İRSEN
Kalıtım yoluyla
İRSİYET
Kalıtım
İSKEMLE
Arkalıksız sandalye
İSMET
Ahlak kurallarına bağlı kalma durumu, sililik
İSPİYON
Birinin sırlarını, davranışlarını, düşüncelerini gözleyip başkalarına bildirerek çıkar sağlama, ispiyonlama, gammazlama
İSYAN
Başkaldırı
İSYANCI
Başkaldırıcı
İTİKAL
Erozyon
İZDİHAM
Aşırı kalabalık, yığılma