ORTANCA
Yaş bakımından üç kardeşin büyüğü ile küçüğü arasında bulunan
ORTEZ
Kemikteki biçim bozukluğunu düzelten, bozukluğun ekleme vereceği yükü azaltan veya felçli kasa destek veren araç
OTANTİK
Eskiden beri mevcut olan özelliklerini taşıyan, orijinal
OYACI
Oya yapan veya satan kimse
OYHAKKI
Kişilere tanınan oy verme yetkisi
OĞAN
Tanrı
PADİŞAH
Osmanlı Devleti'nde devlet başkanına verilen unvan, hükümdar, sultan
PAGAN
Çok tanrıcı, payen
PALTO
Soğuk havalarda öbür giyeceklerin üstüne giyilen kalın kumaştan giysi
PANFLÜT
Antik Çağ'dan beri kulllanılan, yan yana bağlanmış değişik uzunluktaki kamış, metal, kil veya ahşaptan yapılan, ince borulardan oluşan bir tür üflemeli çalgı
PARKECİ
Parke yapan, satan veya döşeyen kimse
PARYA
Hindistan'da toplumsal sınıfların dışında kalanlar
PASTACI
Pasta (I) yapan veya satan kimse
PASTANE
Pasta vb. yapılan, yenilen ve satılan yer, pastacı
PATİSKA
Çoğu pamuktan dokunmuş sık ve düzgün bez, hasse, hasa
PERUKÇU
Peruk yapan, hazırlayan veya satan kimse
PEÇENEK
VIII-XI. yüzyıllar arasında Türkistan'da, Güneydoğu Avrupa ve Balkanlarda yaşamış olan bir Türk kavmi
PEÇİÇ
Zar yerine altı tane küçük deniz hayvanı kabuğu atılarak bunların açık taraflarının üste veya alta gelmelerine göre taş ilerleterek oynanan bir oyun
PEŞTUCA
Afganistan'ın resmî dili
PEŞİNCİ
Malı peşin para ile satan veya satın alan kimse
PLAKACI
Plaka yapıp satan kimse
POLARMA
Doğrudan doğruya kendi kaynağından çıkan bir ışığın, yansıdıktan veya kırıldıktan sonra gösterdiği özelliklerin tümü, polarizasyon
POLİSAJ
Dokunmuş kumaşlardaki tarak izlerini yok etmek için bu kumaşları bir bıçaktan geçirme işlemi
POSTANE
Posta ile gönderilen maddelerin kabul edildiği, postaya verilmiş maddelerin ayrım ve dağıtımının yapıldığı bina
PROSTAT
Erkeklerde idrar torbasının altında bulunan, siyeğin başlangıç bölümünü çevreleyen ve meni yapımında görev alan, iç salgı da salgılayan bez, kestanecik
PULCU
Pul satan kimse
PUSETÇİ
Puset yapan, satan veya onaran kimse
PÖF
İğrenme anlatan bir söz
PİLAV
Pirinçten, bulgurdan veya kuskustan yapılan bir yemek
PİPET
Sıvıları, solukla içine çekip kaptan kaba aktarmaya yarayan cam boru
PİREOTU
Yüksekliği 25-50 santimetre olan, parçalı yapraklı, soluk veya koyu pembe çiçekli, böcekleri özellikle pireleri öldürmek amacıyla kullanılan otsu bir bitki, Oltu otu, pirekapan (Tanacetum coccineum)
PİYAZ
Haşlanmış kuru fasulyenin üzerine ince doğranmış, tuzla ovulmuş soğan ve maydanoz katıldıktan sonra zeytinyağı, sirke dökülerek yapılan salata
PİYAZCI
Piyaz yapıp satan kimse
PİYON
Satrançta oyunun başında ön sıraya dizilen, bulundukları sıra üzerinde ilk hamlede bir veya iki hane gidebilen sekiz küçük taştan her biri, piyade
PİZOLİT
Kalsiyum karbonat birleşimli, nohut büyüklüğünde, yuvarlağımsı kalsit tanecikleri veya bunların bağlanmasıyla taş durumuna geçen kireç taşı
PİZZACI
Pizza yapan veya satan kimse
RAB
Tanrı
RABBANİ
Allah ile ilgili, Allah'a bağlı, ilahi, Allah'tan gelen
RABBENA
`Tanrı'mız!` anlamında kullanılan bir söz
RADYOCU
Radyo yapan, onaran veya satan kimse
RAHIM
Koruyan, acıyan, merhamet eden (Tanrı)
RAHMANİ
Tanrı ile ilgili, tanrısal
RATANYA
Karabuğdaygillerden, 20-40 santimetre yüksekliğinde, basit yapraklı, kökü sürgün kesici olarak kullanılan ağaççık (Krameria triandra)
REBAP
Gövdesi Hindistan cevizi kabuğundan yapılmış uzun saplı saz
REDİF
Şiirde uyaktan sonra tekrarlanan, aynı harflerden oluşan kelime veya ek, yedek
REFTİYE
Osmanlı Devleti'nde Tanzimata kadar ihraç edilen maldan alınan vergi
REÇELCİ
Reçel yapan veya satan kimse
ROMAN
İnsanın veya çevrenin karakterlerini, göreneklerini inceleyen, serüvenlerini anlatan, duygu ve tutkularını çözümleyen, kurmaca veya gerçek olaylara dayanan uzun edebî tür
ROSTO
Haşlandıktan sonra veya doğrudan doğruya kızartılarak pişirilen, dilim dilim kesilen et
RUH
Dinlerin ve dinci felsefelerin insanda vücuttan ayrı bir varlık olarak kabul ettiği öz, tin, can kuşu