ÜSTATÇA
Üstat gibi, üstadın yaptığına benzer bir biçimde, üstadane
ÜSTBAŞ
Giyecekler, giysiler, giyim kuşam, kılık
ÜSTDERİ
Deriyi oluşturan iki tabakadan dışta olanı, epiderm
ÜSTELİK
Üste verilen şey, fark
ÜSTYAPI
Altyapı üzerine kurulan, oturmaya veya üretime yarayan yapıların tümü
ÜSTÜN
Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan
ÜTMEK
Bir şeyi, tüylerini yakmak için alevden geçirmek
ÜTÜ
Genellikle giysilerin buruşukluklarını gidermek için bunların üzerinden geçirilen kızgın demir araç
ÜTÜBEZİ
Ütülenen şeyin yanmaması için üzerine serilen, nemli veya kuru olarak kullanılan ince pamuklu bez
ÜTÜLÜ
Ütülenmiş, ütü ile buruşuklukları giderilmiş
ÜVEYMEK
Güvercin, kumru vb. kuşlar, göğüslerinden ötmek
ÜVEZ
Gülgillerden, orta boylu bir ağaç (Pirus sorbus)
ÜYE
Herhangi bir topluluğu oluşturan bireylerden her biri, aza
ÜZERE
Amacıyla
ÜZERLİK
Sedef otugillerden, yaprakları almaşık, çiçekleri beyaz renkte, susama benzeyen tohumları acı olan, halk hekimliğinde tedavi amaçlı, tütsü olarak kullanılan bir bitki (Peganum harmala)
ÜZERİ
Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı
ÜZERİNE
Üstüne
ÜZGÜN
Üzülmüş, üzüntü duymuş, mahzun, melul, meyus, mükedder
ÜZMEK
Üzüntü vermek
ÜZÜCÜ
Üzüntü veren, acıklı
ÜÇAYLAR
Ay takviminde recep, şaban ve ramazan aylarına verilen toplu ad
ÜÇBEYAZ
Un, şeker ve yağı anlatan bir söz
ÜÇKAT
Bir kumaş örgüsünde üç ipliğin bir iplik yerine kullanılması
ÜÇKAĞIT
Oynatıcının el çabukluğuyla yer değiştirip kapalı olarak bıraktığı, ikisi aynı, biri değişik üç iskambil kâğıdından değişik olanını bulmaya dayanan hileli oyun
ÜÇLER
Halkın inançlarına göre üç kişilik ermişler topluluğu
ÜÇNOKTA
Tamamlanmamış cümlelerin sonuna veya başına yan yana konulan noktalama işaretinin adı (...)
ÜÇTEKER
İkisi arkada, biri önde üç tekerleği olan, çocukların düşmeden binmesi için yapılmış araç
ÜÇÜNCÜL
Organik bir birleşiğin formülünde öbür üç karbon atomuna bağlı olan (karbon atomu), tersiyer
ÜÜ
Türk alfabesinin yirmi altıncı sırasında yer alan ve Ü adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince, dar, yuvarlak ünlüyü gösterir
ÜĞRÜM
Çoğunlukla ayın neden olduğu, yerin dönme ekseninin yaptığı koni hareketindeki dönemsel salınım, nütasyon
ÜŞENMEK
Kendinde bir gevşeklik duyarak bir işi yapmaya isteği olmamak, erinmek
ÜŞÜŞMEK
Her yandan çokça bir araya gelmek, toplanmak, birikmek, üşmek
ĞĞ
Türk alfabesinin dokuzuncu sırasında yer alan bu harf, ses bilimi bakımından, ince ünlülerle ön damak, kalın ünlülerle art damak ünsüzlerinin yumuşağı, küçük dil ünsüzü
İBLAĞ
Ulaştırma, eriştirme
İBRAZ
Ortaya koyma, gösterme, meydana çıkarma
İBRET
Kötü bir olaydan alınması gereken ders, uyarıcı sonuç
İBZAL
Esirgemeden bol bol verme, yapma veya söyleme
İBİK
Horoz, hindi vb.nin tepesinde bulunan kırmızı deri uzantısı
İCABET
Bir çağrıyı yerine getirme, bir çağrıya gitme
İCMAL
Gösterge
İDADİ
Lise derecesindeki okul
İDAM
İnsan öldürme vb. bir suça karşılık verilen ve suçlunun ölümüyle sonuçlanan ceza, idam cezası, ölüm cezası
İDOL
Çok tanrılı dinlerde tapınılacak nesne
İDRAK
Anlama yeteneği, anlayış, akıl erdirme
İDRAR
Böbreklerde kandan süzülerek idrar yolları aracılığıyla dışarıya atılan sıvı, sidik, küçük abdest, hacet
İFA
Bir işi yapma, yerine getirme
İFRAT
Herhangi bir konuda çok ileri gitme, ölçüyü aşma, aşırı davranma, taşkınlık, tefrit karşıtı
İFRAZ
Bir arazinin bölünmesi, parsellere ayrılması
İFRAZAT
Vücuttan çıkan kan, irin, ter vb. şeyler, salgılar
İFRİT
Doğu masal ve efsanelerinde kötü, korkunç cin