ÜÇKAĞIT
Oynatıcının el çabukluğuyla yer değiştirip kapalı olarak bıraktığı, ikisi aynı, biri değişik üç iskambil kâğıdından değişik olanını bulmaya dayanan hileli oyun
ÜÇLEMEK
Üçe çıkarmak
ÜÇLER
Halkın inançlarına göre üç kişilik ermişler topluluğu
ÜÇLÜK
Üç tanesi bir arada bulunan, üç tane alabilen, üç taneden oluşmuş
ÜÇNOKTA
Tamamlanmamış cümlelerin sonuna veya başına yan yana konulan noktalama işaretinin adı (...)
ÜÇTEKER
İkisi arkada, biri önde üç tekerleği olan, çocukların düşmeden binmesi için yapılmış araç
ÜÇÇATAL
Büyük balıkları avlamak için kullanılan ucu üç çatallı zıpkın
ÜÇÜNCÜL
Organik bir birleşiğin formülünde öbür üç karbon atomuna bağlı olan (karbon atomu), tersiyer
ÜÇİKİ
Zarla oynanan oyunlarda atılan zarlardan birinin üçlü, öbürünün ikili gelmesi, sebayüdü
ÜÜ
Türk alfabesinin yirmi altıncı sırasında yer alan ve Ü adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince, dar, yuvarlak ünlüyü gösterir
ÜĞRÜM
Çoğunlukla ayın neden olduğu, yerin dönme ekseninin yaptığı koni hareketindeki dönemsel salınım, nütasyon
ÜŞENMEK
Kendinde bir gevşeklik duyarak bir işi yapmaya isteği olmamak, erinmek
ÜŞÜŞMEK
Her yandan çokça bir araya gelmek, toplanmak, birikmek, üşmek
ĞĞ
Türk alfabesinin dokuzuncu sırasında yer alan bu harf, ses bilimi bakımından, ince ünlülerle ön damak, kalın ünlülerle art damak ünsüzlerinin yumuşağı, küçük dil ünsüzü
İANE
Yardım
İBARE
Bir düşünceyi anlatan bir veya birkaç cümlelik söz
İBARET
Oluşan, meydana gelen
İBATE
Barındırma
İBRAZ
Ortaya koyma, gösterme, meydana çıkarma
İBRET
Kötü bir olaydan alınması gereken ders, uyarıcı sonuç
İBRİK
Su koymaya yarayan kulplu, emzikli kap
İCAR
Kira
İCBAR
Zorlama, zorunda bırakma
İDAM
İnsan öldürme vb. bir suça karşılık verilen ve suçlunun ölümüyle sonuçlanan ceza, idam cezası, ölüm cezası
İDARE
Yönetme, yönetim, çekip çevirme
İDARECE
İdare yönünden, idare tarafından
İDARECİ
Yönetici
İDARELİ
İdare etmesini bilen, iyi yöneten
İDARİ
Yönetimsel
İDMANLI
İdman yaparak çeviklik kazanmış olan (kimse), antrenmanlı
İDRAR
Böbreklerde kandan süzülerek idrar yolları aracılığıyla dışarıya atılan sıvı, sidik, küçük abdest, hacet
İFFET
Cinsel konularda ahlak kurallarına bağlılık, sililik
İFLAS
Borçlarını ödeyemediği mahkeme kararı ile tespit ve ilan olunan iş adamının durumu, batkı, batkınlık, müflislik
İFRAT
Herhangi bir konuda çok ileri gitme, ölçüyü aşma, aşırı davranma, taşkınlık, tefrit karşıtı
İFRAZ
Bir arazinin bölünmesi, parsellere ayrılması
İFRAZAT
Vücuttan çıkan kan, irin, ter vb. şeyler, salgılar
İFSAT
Düzeni bozma, karışıklık çıkarma
İFTAR
Oruç açma, oruç bozma
İFTİHAR
Övünme
İFŞA
Gizli bir şeyi açığa çıkarma, yayma
İHALE
İş, mal vb.ni birçok istekli arasından en uygun şartlarla kabul edene verme, eksiltme veya artırma
İHBAR
Bildirme, bildirim, haber verme
İHBARCI
Haber veren, bildiren kimse
İHBARLI
Önceden bildirilmiş, haber verilmiş
İHDAS
Ortaya çıkarma, meydana getirme
İHLAL
Bozma, zarar verme
İHRACAT
Bir ülkenin ürettiği malları başka bir ülkeye veya ülkelere satması, dış satım
İHRAM
Hacıların örtündükleri dikişsiz bürgü
İHTAR
Uyarma, dikkat çekme, uyarı
İHTİKAR
Vurgunculuk