RÜTBELİ
Rütbesi olan
RÜŞTİYE
Ortaokul derecesinde olan eğitim kurumu
RİJİT
Sert, katı (davranış)
RİKA
Arap harflerinin en çok kullanılan el yazısı biçimi
RİNA
Tırpana
RİNDANE
Rintçe
RİNGA
Kemikli balıklardan, ılık denizlerde büyük sürüler hâlinde dolaşan ve tütsü ile kurutulmuşu sıkça tüketilen, uskumru iriliğinde bir balık (Clupea harengus)
RİSKSİZ
Riski olmayan
RİYAL
Pesetanın dörtte biri değerinde İspanyol parası
RİYASET
Başkanlık
RİYASIZ
Olduğu gibi görünen, ikiyüzlü davranmayan
RİYOLİT
Granitle aynı kimyasal yapıda, içinde mikrolitler olan kayaç, liparit
RİZE
Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
SAAT
Bir günlük sürenin yirmi dörtte birine eşit, altmış dakikalık zaman dilimi, zaman parçası
SAATLİK
Belli bir saat süresince yapılan veya olan
SABAH
Sabah ezanı
SABAHKİ
Sabah olan, sabah yapılan
SABAHÇI
Nöbeti sabaha doğru olan veya sabaha rastlayan kimse
SABAN
Çift süren hayvanların koşulduğu demir uçlu tarım aracı
SABUNCU
Sabun yapan veya satan kimse
SABİT
Yerinden oynamayan, yerini değiştirmeyen, durağan
SADAKLI
Sadağı olan
SADAKOR
Düz dokunmuş, açık saman renginde bir tür ipek kumaş
SADE
Süsü, gösterişi olmayan, yalın, gösterişsiz
SADEKEK
İçine katkı ve süs maddesi katılmadan yapılan kek
SADET
Konuşulan asıl konu, asıl madde
SADIKÇA
Sadığa yaraşır bir biçimde, sadıkane
SAFRA
Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık
SAFRALI
Safrası olan
SAFSU
Organik ve inorganik maddelerden arındırılmış su
SAH
Bir şeyin doğru olduğunu belirtmek için yapılan işaret
SAHAF
Genellikle kullanılmış ve eski kitap alıp satan kitapçı
SAHAN
Derinliği az olan kap
SAHNE
İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk
SAHTE
Bir şeyin aslına benzetilerek yapılan, düzme, düzmece
SAHUR
Ramazan ayında oruç tutanların gün doğmadan önce belirli saatte yedikleri yemek
SAHİL
Karanın deniz, göl, ırmak boyunca uzanan bölümü, kıyı, yaka, yalı
SAHİP
Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik
SAHİPLİ
Bir kimsenin malı olan
SAK
Uyanık, gözü açık, müteyakkız
SAKA
Evlere, çeşmeden su taşımayı iş edinmiş olan kimse
SAKAL
Yetişkin erkeklerde yanak ve alt çenede çıkan kılların tümü
SAKALLI
Sakalı olan
SAKAMET
Bozukluk, yanlışlık, eksiklik
SAKAR
Bazı hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan beyaz leke, küçük akıtma
SAKARYA
Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
SAKARİN
Genellikle şeker hastalarının ve diyet yapanların şeker yerine kullandığı, maden kömürü katranından elde edilen, beyaz, tatlandırıcı bir madde
SAKAT
Vücudunda hasta veya eksik bir yanı olan, engelli, özürlü
SAKATAT
Kesilmiş hayvanın yürek, karaciğer, böbrek, işkembe, beyin, vb. iç organlarıyla baş ve ayakları
SAKE
Pirinçten yapılan bir tür Japon rakısı