İSKEMLE
Arkalıksız sandalye
İSLAMCI
Müslümanlığın esaslarını sadece dinî hayatta değil, hukuksal, ekonomik ve siyasal düzenlemelerde de geçerli kılmak isteyen
İSLEMEK
İse tutup karartmak
İSLİKÜF
Toprakta ve gübreliklerde çürükçül yaşamakla birlikte kulak, burun, akciğer asalağı olarak da gelişebilen asklı mantar (Aspergillus fumigatus)
İSLİM
Gücünden yararlanmak için elde edilen buhar, istim
İSMET
Ahlak kurallarına bağlı kalma durumu, sililik
İSMETLİ
Ahlak kurallarına bağlı, ismet sahibi
İSNADEN
Dayanarak
İSPAT
Tanıt ve kanıt göstererek bir şeyin gerçek yönünü ortaya çıkarma, kanıtlama, tanıtlama, tanıt
İSPİNOZ
İspinozgillerden, gagası kısa ve koni biçiminde, sırt tüyleri yeşilimtırak mavi, boynu ve karnı kırmızı renkte, güzel sesli bir kuş (Fringilla coelebs)
İSPİR
At veya araba uşağı
İSPİYON
Birinin sırlarını, davranışlarını, düşüncelerini gözleyip başkalarına bildirerek çıkar sağlama, ispiyonlama, gammazlama
İSTADYA
Uzakta bulunan iki noktanın arasını ölçmekte kullanılan araç
İSTEK
Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk
İSTEKLİ
Bir şeye karşı isteği olan
İSTEM
Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu
İSTEMEK
İstek duymak, arzulamak
İSTOP
Ebenin topu havaya atması, diğerlerinin kaçışması ve ebe tarafından diğer oyuncuların topla vurulması biçiminde oynanan bir oyun
İSTİANE
Yardım isteme
İSTİARE
Ödünç, borç veya eğreti alma, ödünçleme
İSTİCAR
Kira ile tutma, kiralama
İSTİFÇİ
Malları, eşyayı istif eden görevli
İSTİKRA
Tümevarım
İSTİNAF
Mahkemenin verdiği kararı kabul etmeyerek bir üst mahkemeye götürme
İSTİĞNA
Önerilen bir işe karşı nazlanma, nazlı davranma
İTAP
Paylama, azarlama
İTHAF
Birinin adına sunma, armağan etme
İTMEK
Bir şeyi güç uygulayarak ileri götürmek
İTRİYUM
Atom numarası 39, atom ağırlığı 88,92, yoğunluğu 4,6 olan, seryum filizlerinde bulunan, gri renkli, değerli bir element (simgesi Y)
İTTİHAZ
Sayma, tutma, ... olarak görme
İTÜZÜMÜ
Patlıcangillerden, 20-50 santimetre yüksekliğinde, bazı ilaçların yapımında kullanılan bir yıllık otsu bir bitki, köpek üzümü, tilki üzümü
İTİBARİ
Gerçekten öyle olmadığı hâlde öyle sayılan, saymaca, fiktif
İVESİ
Genellikle Güneydoğu Anadolu'da yetiştirilen, başı kahverengi, kirli sarı veya siyah olan, vücudu beyaz, yapağısı kaba ve karışık olan, süt verimi yüksek bir tür koyun
İYE
Kendisinin olan bir şeyi, yasaya uygun olarak dilediği gibi kullanabilen kimse, sahip
İYON
Bir veya daha çok elektron kazanmış veya yitirmiş bir atom veya bir atom grubundan oluşmuş elektrik yüklü parçacık, yükün
İYONİK
İyonlardan oluşan, iyonlarla ilgili
İYOT
Atom numarası 53, atom ağırlığı 126,92 olan, tabiatta, deniz suyunda sodyum iyodür durumunda rastlanılan, bazı deniz bitkilerinde de çokça birikmiş olarak bulunan, mavimtırak esmer renkte katı bir element (simgesi I)
İYİ
İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı
İYİCENE
Tam olarak, adamakıllı
İYİKİ
güzel bir rastlantı olarak, ne mutlu
İYİMSER
Genellikle her düşünce ve işi iyi olarak değerlendiren, kötümser karşıtı, nikbin, optimist
İZ
Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare
İZHAR
Belirtme, gösterme, açığa vurma
İZLEMEK
Birinin veya bir şeyin arkasından gitmek, takip etmek
İZLENCE
Belirli şartlara ve düzene göre yapılması öngörülen işlemlerin bütünü, program
İZLENİM
Bir durum veya olayın duyular yolu ile insan üzerinde bıraktığı etki, intiba, imaj
İZMARİT
İzmaritgillerden, pullu ve kılçıklı bir tür küçük balık (Maena smraris)
İZOBAR
Eş basınç
İZOMER
Aynı oranlarda birleşmiş aynı elementlerden oluşan fakat moleküllerinde atom gruplaşmaları değişik olduğu için birbirlerinden farklı özellikler gösteren (maddeler)
İZİNSİZ
Ceza olarak hafta sonu veya tatil günü çıkmasına izin verilmeyen (asker veya yatılı öğrenci)