İRİN
Organizmanın herhangi bir yerinde iltihaplanma sonunda ölmüş hücre artıklarından ve bozulmuş akyuvarlardan oluşan, mikroplu veya mikropsuz, genellikle sarımtırak renkte koyuca sıvı, cerahat
İRİNSİZ
İrin toplamamış, cerahatsiz
İRİS
Saydam tabaka ile göz merceği arasında bulunan, ince, kasılabilen bir zardan oluşan, gözün renkli bölümü
İRİTE
`Sinirlendirmek, rahatsız etmek` ve tıp alanında `tahriş etmek, kaşındırmak` anlamında irite etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz
İSA
`İyilik edeyim derken kimseyi memnun edemedi` anlamındaki İsa'yı küstürdü, Muhammed'i memnun edemedi atasözünde geçen bir söz
İSAL
Ulaştırma
İSHAL
Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarma, sürgün, ötürük, iç sürme, cır cır, amel, linet, kabız karşıtı
İSHALLİ
İshali olan
İSKAN
Yurtlandırma
İSKOÇ
İskoçya halkından olan kimse
İSLAM
Müslümanlık
İSLAMCI
Müslümanlığın esaslarını sadece dinî hayatta değil, hukuksal, ekonomik ve siyasal düzenlemelerde de geçerli kılmak isteyen
İSLAV
Slav
İSLAVCA
Slavca
İSLİKÜF
Toprakta ve gübreliklerde çürükçül yaşamakla birlikte kulak, burun, akciğer asalağı olarak da gelişebilen asklı mantar (Aspergillus fumigatus)
İSLİM
Gücünden yararlanmak için elde edilen buhar, istim
İSMET
Ahlak kurallarına bağlı kalma durumu, sililik
İSMETLİ
Ahlak kurallarına bağlı, ismet sahibi
İSPANYA
Boyacılıkta kullanılan tebeşir tozu
İSPAT
Tanıt ve kanıt göstererek bir şeyin gerçek yönünü ortaya çıkarma, kanıtlama, tanıtlama, tanıt
İSPATLI
Tanıtlanmış
İSPİNOZ
İspinozgillerden, gagası kısa ve koni biçiminde, sırt tüyleri yeşilimtırak mavi, boynu ve karnı kırmızı renkte, güzel sesli bir kuş (Fringilla coelebs)
İSPİYON
Birinin sırlarını, davranışlarını, düşüncelerini gözleyip başkalarına bildirerek çıkar sağlama, ispiyonlama, gammazlama
İSRAFİL
İslam inanışına göre kıyamet gününü, boru öttürerek bildirmekle görevli melek
İSTADYA
Uzakta bulunan iki noktanın arasını ölçmekte kullanılan araç
İSTEK
Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk
İSTEKLİ
Bir şeye karşı isteği olan
İSTEMEK
İstek duymak, arzulamak
İSTEMLİ
Yapılıp yapılmaması insanın kendi isteğine bağlı olan
İSTER
Bir şeyin yapılabilmesinin veya olabilmesinin bağlı olduğu şey, gerek, icap, lüzum
İSTOP
Ebenin topu havaya atması, diğerlerinin kaçışması ve ebe tarafından diğer oyuncuların topla vurulması biçiminde oynanan bir oyun
İSTİCAR
Kira ile tutma, kiralama
İSTİF
Eşya veya başka nesnelerin düzgün bir biçimde üst üste konulmasıyla oluşan yığın
İSTİFÇİ
Malları, eşyayı istif eden görevli
İSTİHZA
Gizli veya kinayeli bir biçimde alay
İSTİMAL
Kullanma
İSTİNAT
Dayanma, yaslanma
İSTİNGA
Yelkenleri toplamak için kullanılan halat
İSTİZAH
Herhangi bir konuda açıklayıcı bilgi isteme, bir sorunun açıklanmasını isteme
İSTİĞNA
Önerilen bir işe karşı nazlanma, nazlı davranma
İSVEÇLİ
İsveç halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
İSİMLİK
Üzerine ad yazılan şey
İTALYAN
İtalya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
İTAP
Paylama, azarlama
İTBOĞAN
Kaplanboğan
İTHAFEN
İthaf yoluyla
İTHALAT
Başka bir ülkeden mal getirme veya satın alma, dış alım
İTHAM
Suçlama
İTLAF
Öldürme, yok etme, telef etme
İTMAM
Bitirme, tamamlama