İTMEK
Bir şeyi güç uygulayarak ileri götürmek
İTRİYUM
Atom numarası 39, atom ağırlığı 88,92, yoğunluğu 4,6 olan, seryum filizlerinde bulunan, gri renkli, değerli bir element (simgesi Y)
İTTİFAK
Anlaşma, uyuşma, bağlaşma
İTTİHAZ
Sayma, tutma, ... olarak görme
İTÜZÜMÜ
Patlıcangillerden, 20-50 santimetre yüksekliğinde, bazı ilaçların yapımında kullanılan bir yıllık otsu bir bitki, köpek üzümü, tilki üzümü
İTİBARİ
Gerçekten öyle olmadığı hâlde öyle sayılan, saymaca, fiktif
İTİLA
Yücelme
İVESİ
Genellikle Güneydoğu Anadolu'da yetiştirilen, başı kahverengi, kirli sarı veya siyah olan, vücudu beyaz, yapağısı kaba ve karışık olan, süt verimi yüksek bir tür koyun
İYE
Kendisinin olan bir şeyi, yasaya uygun olarak dilediği gibi kullanabilen kimse, sahip
İYONİK
İyonlardan oluşan, iyonlarla ilgili
İYOT
Atom numarası 53, atom ağırlığı 126,92 olan, tabiatta, deniz suyunda sodyum iyodür durumunda rastlanılan, bazı deniz bitkilerinde de çokça birikmiş olarak bulunan, mavimtırak esmer renkte katı bir element (simgesi I)
İYİ
İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı
İYİCENE
Tam olarak, adamakıllı
İYİKİ
güzel bir rastlantı olarak, ne mutlu
İYİMSER
Genellikle her düşünce ve işi iyi olarak değerlendiren, kötümser karşıtı, nikbin, optimist
İYİSİMİ
yapılacak olanın en doğrusu, en uygun olanı
İZ
Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare
İZAFE
Bir şeye veya bir kimseye bağlama, mal etme, yakıştırma
İZAM
Bir kimseyi gönderme, yollama
İZAN
Anlayış, anlama yeteneği
İZANSIZ
Anlayışsız, düşüncesiz
İZDİHAM
Aşırı kalabalık, yığılma
İZLENCE
Belirli şartlara ve düzene göre yapılması öngörülen işlemlerin bütünü, program
İZLENİM
Bir durum veya olayın duyular yolu ile insan üzerinde bıraktığı etki, intiba, imaj
İZMİR
Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
İZMİRLİ
İzmir ilinden olan kimse
İZOMER
Aynı oranlarda birleşmiş aynı elementlerden oluşan fakat moleküllerinde atom gruplaşmaları değişik olduğu için birbirlerinden farklı özellikler gösteren (maddeler)
İZİNSİZ
Ceza olarak hafta sonu veya tatil günü çıkmasına izin verilmeyen (asker veya yatılı öğrenci)
İÇ
Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı
İÇAÇMAK
gönle ferahlık vermek, gönlü ferahlatmak
İÇBAKLA
343 bakla içi
İÇBARIŞ
Ailede veya toplumda sağlanmış iç huzur
İÇBÖLGE
Bir limanı ithalat ve ihracat etkinlikleri bakımından besleyen, ona çeşitli ulaşım yollarıyla bağlı, dar veya geniş bölge, art bölge, hinterlant
İÇBÜKEY
Yüzeyi düzgün ve pürüzsüz çukur biçiminde olan, obruk, mukaar, konkav
İÇCEP
Palto, pardösü, ceket gibi giysilerin iki ön parçasına açılan cep
İÇCÜMLE
Bir cümle içinde tümleç gibi kullanılan başka bir cümle, iç tümce
İÇDENİZ
Boğazlarla ana denize bağlı olan deniz, dâhilî deniz
İÇERİK
Bir şeyin içinde bulunanların bütünü, muhteva, mazruf
İÇHAT
İş yerlerinde bulunan santrallerde iş yeri içindeki bağlantıyı sağlayan haberleşme ağı
İÇISI
Yer yuvarlağının içindeki ısı
İÇKAVUZ
Buğdaygil çiçeğinin erkek ve dişi organlarını içerisinde tutan ve başakçık eksenine aşağıdan ve dış taraftan bağlanmış olan kavuz
İÇKULAK
Kulağın işitme sinirlerinin bulunduğu bölümü, dolambaç
İÇKİN
Varlığın içinde bulunan, varlığın yapısına karışmış olan, mündemiç
İÇKİSİZ
İçki içmemiş olan
İÇMİMAR
Bir yapıyı, kullanım ve estetik bakımından ele alıp insanın fiziksel ve ruhsal özelliklerine uygun olarak tasarlayan kimse, dekoratör
İÇPAZAR
Ülke içinde yapılan satış
İÇPİLAV
Tavla zarı büyüklüğünde doğranmış kuzu ciğeri, fıstık, pirinç, kuş üzümü, yağ ve baharat kullanılarak pişirilen bir pilav türü
İÇREK
Belirli bir insan topluluğunun dışında kimseye bildirilmeyen, yalnızca sınırlı, dar bir çevreye aktarılan (her türlü bilgi, öğreti), bâtıni, ezoterik, dışrak karşıtı
İÇSALGI
Vücuttaki salgı bezlerinin doğrudan doğruya kana karışmak üzere çıkardıkları salgı, endokrin
İÇSES
Kelimenin ön sesle son sesi arasında kalan ses veya sesler