ASTAT
Atom numarası 85 olan, bizmutun alfa ışınlarıyla bombardımanı sonucu elde edilen yapay element, astatin (simgesi At)
ASTIM
Bronşların daralmasından ileri gelen nefes darlığı
ASTIMLI
Astımı olan, astım hastalığına tutulmuş olan
ASİDE
Un, et ve bamya ile yapılan bir Arap yemeği
ASİMİLE
`Benzeşmek, kendine uydurmak` anlamındaki asimile etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz
ASİT
Turnusolün mavi rengini kırmızıya çevirmek özelliğinde olan ve birleşimindeki hidrojenin yerine maden alarak tuz oluşturan hidrojenli birleşik, hamız
ATAERKİ
Soyda temel olarak babayı alan ve ailede çocukları baba soyuna mal eden topluluk düzeni
ATAK
Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr
ATAKLIK
Atak olanın durumu veya atak bir biçimde yapılan iş, davranış, cüret
ATALİRA
Üzerinde çıkarıldığı yılın tarihi bulunan, 7 gram ağırlığında, cumhuriyet altınına göre daha yayvan ve iri olan altın sikke
ATARİ
Bilgisayarlarda basit programlarla düzenlenmiş bir oyun türü
ATASÖZÜ
Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz, deme, mesel, sav, darbımesel
ATEL
Kırılmış kemiklerin düzgün bir biçimde sarılabilmesi için kullanılan türlü malzemelerden yapılmış destek
ATEŞKES
Savaşan iki kuvvetin karşılıklı olarak savaşı durdurması, bırakışma, mütareke
ATEŞLİ
Ateşi olan
ATEŞLİK
Ateş yakılan veya konulan yer
ATICI
İyi nişan alan, attığını vuran (kimse)
ATIK
Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde
ATKI
Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak
ATLANMA
Atlanmak işi
ATLAS
Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten
ATLATIŞ
Atlatma işi
ATLATMA
Atlatmak işi
ATLAYIŞ
Atlama işi
ATLET
Kolsuz, askılı fanila
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak
ATROPİN
Güzelavrat otundan çıkarılıp hekimlikte kullanılan zehirli bir madde
ATÖLYE
Zanaatçıların veya resim, heykel sanatlarıyla uğraşanların çalıştığı yer, işlik
AV
Karada, denizde, gölde veya akarsularda evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi, şikâr
AVARA
Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma
AVARE
İşsiz, işsiz güçsüz, başıboş, aylak
AVCIKUŞ
Şahin, doğan, kartal, atmaca vb. gibi başka hayvanları yakalamakta usta olan kuş, alıcı kuş
AVCILAR
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
AVCIOTU
Düğün çiçeğigillerden, kokusuz, parlak zehirli bir bitki (Adonis)
AVLAK
Avı çok olan yer, av yeri
AVLAMAK
Bir avı diri veya ölü olarak ele geçirmek
AVLANIŞ
Avlanma işi
AVLANMA
Avlanmak işi
AVLATMA
Avlatmak işi
AVLAYIŞ
Avlama işi
AVROVİL
Avrupa Birliği dışındaki ülkeler tarafından çıkarılan ve tutulan avroya dayalı borç senedi
AVRUPAİ
Avrupalılara özgü, Avrupalılara benzer, Avrupalılar gibi
AVUKAT
Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse
AVUNMAK
Bir şeyle uğraşarak acısını unutmak, sıkıntılardan uzaklaşmak, teselli bulmak, müteselli olmak
AVİZE
Tavana asılan, şamdanlı, lambalı, cam veya metal süslü aydınlatma aracı
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü
AYAKLIK
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal
AYAKUCU
Yeryüzünde bir noktada çekülün gösterdiği doğrultunun Dünya merkezine doğru olan yönü
AYAKÇIN
Dokuma tezgâhlarında atkı ipliklerini hareket ettirmek için ayakla basılan tahta ayaklık