NABIZ
Kalp atışının sağladığı kan basıncından dolayı atardamarlara parmakla basıldığında duyulan vuru
NADAS
Tarlayı sürüp herhangi bir şey ekmeden dinlenmeye bırakma
NADİRAT
Seyrek, az görülen, az bulunan şeyler veya durumlar
NAFTA
Petrolden 100-250 °C arasında damıtılan ürün
NAFİA
Bir yeri bayındır duruma getirmek için yapılan işlerin tamamı, bayındırlık işleri
NAKARAT
Bir şarkıda her kıtadan sonra tekrarlanan ve bestesi değişmeyen parça, kavuştak
NAKIŞ
Genellikle kumaş üzerine renkli iplikler veya sırma ve sim kullanarak elle, makineyle yapılan işleme, el işi, ince iş
NAKIŞLI
Nakşı olan
NAKKARE
Mehterhanede yer alan, birbirine bağlı iki yarım küre benzeri ve iki değnekle vurularak çalınan bir davul türü
NAKLI
Taşıma ile ilgili olan
NAL
At, eşek, öküz vb. yük hayvanlarının tırnaklarına çakılan, ayağın şekline uygun demir parçası
NALAN
İnleyici, inleyen
NALAYIK
Yakışıksız, hoş olmayan
NALBANT
Hayvanların ayağına nal çakan kimse
NALLAMA
Nallamak işi
NALÇA
Ayakkabıların altına çakılan demir
NALÇALI
Nalçası olan
NAMAZ
İslam'ın beş şartından biri olan ve Müslümanların günde beş vakit, dinî kurallara göre yapmak zorunda oldukları ibadet, salat
NAMAZCI
Namazını düzenli kılan kimse
NAMLU
Tüfek, tabanca, top vb. ateşli silahların ucunda bulunan boru biçimindeki parça
NAMLULU
Namlusu olan
NAMUS
Bir toplum içinde ahlak kurallarına ve toplumsal değerlere bağlılık, iffet
NAMUSLU
Ahlak kurallarına uygun olarak davranan, namuskâr
NANE
Ballıbabagillerden, yaprakları sapsız, çiçekleri beyaz veya menekşe renginde, güzel kokulu, yaprakları baharat olarak kullanılan, çok yıllık ve otsu bir kültür bitkisi (Mentha piperita)
NANELİK
İçine nane konulan kap
NANİK
Başparmağı burna değdirip öteki parmakları açarak ve sallayarak yapılan alay işareti
NAR
Nargillerden, yaprakları karşılıklı, çiçekleri büyük, koyu kırmızı renkte, küçük bir ağaç (Punica granatum)
NARDENK
Nar, erik, kızılcık vb. yemişlerden yapılan pekmez
NARGİLE
Tömbeki denilen bir cins tütünün dumanının sudan geçirilerek içilmesini sağlayan araç
NARTEKS
Bizans kiliselerinde sahndan sütunlarla veya duvarla ayrılan bölüm
NASIL
Bir işin ne biçimde, hangi yolla olduğunu belirtmek için kullanılan bir söz
NASILKİ
iki cümle arasındaki anlam ilişkisini `olduğu gibi` anlamıyla bağlayan bir söz
NASIR
En çok el ve ayağın sürekli sürtünmelere uğrayan noktalarında üst derinin kalınlaşması ve sertleşmesiyle oluşmuş deri
NASIRLI
Nasırı olan, nasır bağlamış, nasırlaşmış
NASTURİ
Nastur adlı Süryani rahiplerinden birinin ortaya koyduğu mezhepten olan kimse
NASİPLİ
Nasibi olan, kısmetli
NATAMAM
Eksik, tamamlanmamış, bitmemiş
NATIR
Kadınlar hamamında hizmet eden ve müşterileri yıkayan kadın
NATUK
Düzgün, güzel ve kolaylıkla söz söyleyen
NAZ
Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış, cilve, eda
NAZAR
Belli kimselerde bulunduğuna inanılan, kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında insanlara, eve, mala mülke hatta cansız nesnelere kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, göz
NAZARAN
Göre, oranla, kıyasla
NAZLAMA
Nazlamak işi
NAZLI
Kolayca gönlü olmayan, kendini ağır satan, ısrar bekleyen, işveli, edalı
NAZİ
Nazizm yanlısı olan kimse
NAZİK
Başkalarına karşı saygılı davranan
NAĞMELİ
Nağmesi olan
NAİL
Erişmiş, ele geçirmiş, başarmış, kazanmış, ulaşmış
NEALA
`Ne iyi, diyecek bir şey yok` anlamlarında kullanılan bir söz
NEDEMEK
`öyle şey olur mu, o nasıl şey, yakışık alır mı?` anlamında kullanılan bir söz