SAAT
Bir günlük sürenin yirmi dörtte birine eşit, altmış dakikalık zaman dilimi, zaman parçası
SAATLİK
Belli bir saat süresince yapılan veya olan
SAATİNE
Bir saat için
SABAH
Sabah ezanı
SABAHKİ
Sabah olan, sabah yapılan
SABAHÇI
Nöbeti sabaha doğru olan veya sabaha rastlayan kimse
SABAN
Çift süren hayvanların koşulduğu demir uçlu tarım aracı
SABIK
Geçen, önceki, eski
SABIRLA
Sabrederek, sabır göstererek
SABO
Genellikle birçok Avrupa ülkesinde giyilen tahta ayakkabı
SABUH
Sabah vakti içilen içki
SABUNCU
Sabun yapan veya satan kimse
SABUNLU
İçinde sabun eritilmiş
SABUR
Çok sabırlı
SABİ
Küçük çocuk
SABİT
Yerinden oynamayan, yerini değiştirmeyen, durağan
SAC
Yassı demir çelik ürünü
SACAYAK
Sacayağı
SADA
343 seda
SADAKAT
İçten bağlılık
SADAKLI
Sadağı olan
SADAKOR
Düz dokunmuş, açık saman renginde bir tür ipek kumaş
SADARET
Sadrazamlık
SADE
Süsü, gösterişi olmayan, yalın, gösterişsiz
SADEKEK
İçine katkı ve süs maddesi katılmadan yapılan kek
SADELİK
Yalın olma durumu
SADET
Konuşulan asıl konu, asıl madde
SADEYAĞ
Tereyağı
SADIK
Doğru, gerçek
SADIKÇA
Sadığa yaraşır bir biçimde, sadıkane
SADIR
Göğüs, sine
SADME
Çarpışma, tokuşma, vurma
SAF
Dizi, sıra
SAFAHAT
Evreler, safhalar
SAFDIŞI
Dizi dışı olarak
SAFER
Ay takviminin ikinci ayı, sefer ayı
SAFRA
Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık
SAFRALI
Safrası olan
SAFSATA
Boş, temelsiz, asılsız söz
SAFSU
Organik ve inorganik maddelerden arındırılmış su
SAFİ
Katıksız, duru, temiz
SAFİR
Mavi renkli, değerli bir korindon türü, gök yakut
SAFİYET
Saflık
SAH
Bir şeyin doğru olduğunu belirtmek için yapılan işaret
SAHABET
Koruma, kayırma
SAHAF
Genellikle kullanılmış ve eski kitap alıp satan kitapçı
SAHAN
Derinliği az olan kap
SAHAVET
El açıklığı, seleklik, cömertlik
SAHNE
İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk
SAHRA
Çöl