SALAŞ
Sebze, meyve vb. satmak için kurulmuş, eğreti, derme çatma dükkân
SALCI
Sal ile yolcu ve yük taşıyan kimse
SALDIRI
Kötülük yapmak, yıpratmak amacıyla doğrudan doğruya silahlı veya silahsız bir eylemde bulunma, hücum, taarruz, tecavüz
SALEP
Salepgillerin tek köklü, yumrulu, salkımlı veya başak çiçekli olan örnek bitkisi (Orchis)
SALHANE
Kesimevi
SALIK
Tavsiye
SALINIM
Salınma işi
SALINMA
Salınmak işi
SALKIMA
Salkımak durumu
SALLAMA
Sallamak işi
SALNAME
Yıllık
SALON
Bir evde konukları ağırlamakta kullanılan en geniş oda
SALOZ
Salak
SALSA
Bir tür Güney Amerika dansı
SALT
İçinde yabancı bir öge bulunmayan, mutlak
SALTNEM
Bir metreküp hava içinde bulunan su buğusu niceliği, mutlak nem
SALTO
Rakibin bedenini kollarıyla birlikte kavrayarak yana veya arkaya savurma, devirerek bastırma biçiminde uygulanan bir güreş oyunu
SALUR
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
SALVO
Yaylım ateşi
SALYA
Ağızdan sızan tükürük
SALÇALI
Salça konmuş, içinde salça olan
SALİHLİ
Manisa iline bağlı ilçelerden biri
SALİM
Esen, sağlam
SALİMEN
Sağ ve esen olarak, hiçbir kötü durumla karşılaşmadan
SALİP
Haç
SALİPLİ
Salibi olan
SALİSEN
Üçüncü olarak
SAM
Sam yeli
SAMAN
Ekinlerin harmanda dövülüp taneleri ayrıldıktan sonra kalan, hayvanlara yedirilen ufalanmış sapları
SAMANLI
Samanı olan
SAMBA
Bir çeşit Brezilya dansı
SAMBACI
Samba yapan kimse
SAMSA
Baklavaya benzeyen bir tür hamur tatlısı
SAMURAY
Japon derebeyinin hizmetindeki savaşçı
SAMUT
Susan, suskun
SAMYELİ
Çölden esen sıcak rüzgâr, sam (I)
SAMİ
Hz. Nuh'un oğlu Sam'dan türediklerine inanılan beyaz ırkın, Arapça, Asurca, İbranice ve Habeşçe konuşan çeşitli kavimlerinin toplandığı kolu
SAN
Unvan
SANA
Sen zamirinin yönelme durumu eki almış biçimi
SANAL
Gerçekte yeri olmayıp zihinde tasarlanan, mevhum, farazi, tahminî
SANAT
Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık
SANATLI
Sanatla yapılmış, bir usta elinden çıkmış, musanna
SANATÇI
Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimse, sanat adamı, sanat eri, sanatkâr, artist
SANCILI
Sancıya tutulan, sancısı olan
SANCIMA
Sancımak işi
SANDUKA
Mezarın üzerine yerleştirilmiş, tabut büyüklüğünde tahta veya mermer sandık
SANDVİÇ
İki ince ekmek dilimi arasına tereyağı, peynir, sucuk vb. konularak hazırlanan yiyecek
SANEM
Put (I)
SANI
Sanma durumu veya sonucu, zan, zehap
SANKİ
Farz edelim ki, güya