USULDEN
Usule dayalı olarak
USULSÜZ
Yöntemsiz
USÇULUK
Akılcılık
UT
Klasik Türk müziği araçlarından, iri karınlı, kirişli, mızrapla çalınan bir çalgı
UTANGAN
Utangaç
UTANGAÇ
Bir topluluk içinde gereken güven ve cesareti kendinde bulamayan, rahat konuşamayan ve rahat davranamayan, sıkılgan, mahcup
UTANMAK
Onursuz sayılacak veya gülünç olacak bir duruma düşmekten üzüntü duymak, mahcup olmak
UTANMAZ
Utanması olmayan, sıkılmaz, yüzsüz, arsız
UTANÇ
Utanma, hicap
UTAÇICI
Göstermeci
UTMAK
Yenmek
UTULMAK
Utma işi yapılmak veya utma işine konu olmak
UTÇULUK
Utçunun yaptığı iş
UU
Türk alfabesinin yirmi beşinci sırasında yer alan ve U adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından kalın, dar, yuvarlak ünlüyü gösterir
UVERTÜR
Operada, perde açılmadan önce orkestranın çaldığı parça
UYAK
Şiirde dizelerin sonunda tekrarlanan ve aynı ahengi veren heceler veya aynı görevde olmayan ancak benzeşen sesler, kafiye
UYAKSIZ
Uyağı bulunmayan, kafiyesiz
UYANMAK
Uyku durumundan çıkmak
UYARI
Herhangi bir konu, sorun üzerine ilgi çekme, ikaz, ihtar, tembih
UYARICI
Uyarma özelliği olan, uyaran, münebbih
UYARLIK
Uygun olma durumu, uygunluk
UYARMAK
Bir kimseye bir davranışta bulunmasını veya bulunmamasını söylemek, ikaz etmek
UYARSIZ
Uygun davranışta bulunmayan, uyumlu görünmeyen (kimse)
UYARTMA
Uyartmak işi
UYDU
Bir gezegenin çekiminde bulunarak onun çevresinde dolanan daha küçük gezegen, peyk
UYDULUK
Uydu olma durumu, peyklik
UYDURMA
Uydurmak işi
UYDURUK
Aslı olmayan, uydurma
UYDURUŞ
Uydurma işi
UYGAR
Fikir, sanat ve endüstri alanlarında çok büyük bir gelişme göstermiş olan, medeni
UYGARCA
Uygar bir biçimde
UYGUN
Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip
UYGUR
Orta Asya'da büyük bir devlet ve uygarlık kurmuş, yazılı anıtlarla sanat eserleri bırakmış olan bir Türk kolu ve bu koldan olan kimse
UYGURCA
Eski Uygur Türkçesi
UYKULUK
Kasaplık hayvanların timüs ve pankreas bezlerine verilen ortak ad
UYKUSUZ
Uyumamış veya uykusunu alamamış
UYLAŞIM
Saymaca bir şey benimsemek için yapılan anlaşma
UYLAŞMA
Uylaşmak işi
UYLUK
Kalçadan dize kadar olan bacak bölümü
UYMAK
Ölçüleri birbirini tutmak
UYMAZ
Aykırı, başka türlü, mugayir
UYRUK
Bir devlete vatandaşlık bağıyla bağlı olma durumu, tebaa
UYRUKLU
Bir devletin yönetimi altında olan
UYSAL
Başkalarına kolayca uyabilen, sözlerini dinleyip karşı gelmeyen, yumuşak başlı
UYSALCA
Uysal bir biçimde
UYULMAK
Uyma işi yapılmak
UYUM
Bir bütünün parçaları arasında bulunan uygunluk, ahenk
UYUMA
Uyumak durumu
UYUMSAL
Uyuma yönelik, uyumla ilgili
UYUMSUZ
Uyumu olmayan, ahenksiz, imtizaçsız