ÇİNKO
Atom numarası 30, atom ağırlığı 65,37, mavimsi beyaz renkte olan sert bir element, tutya (simgesi Zn)
ÇİNLİ
Çin halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
ÇİNİ
Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan, bir yüzü sırlı ve genellikle çiçek resimleriyle bezeli, pişmiş, balçık levha, fayans
ÇİROZ
Yumurtasını atarak zayıflamış uskumru balığı
ÇİRİŞ
Çiriş otunun kökünün öğütülmesiyle yapılan ve su ile karılarak tutkal gibi kullanılan esmer, sarı bir toz
ÇİS
Bazı bitkilerden sızan ve katılaşarak sarımtırak bir cisim durumuna gelen bir tür şekerli öz su
ÇİVİT
Eskiden çivit otundan, bugün yapay yollarla elde edilen, mavi renkli, sarılığını gidermek için çamaşırın son suyuna karıştırılan toz boya
ÇİY
Havada buğu durumundayken akşamın ve gecenin serinliğiyle yerde veya bitkilerde toplanan küçük su damlaları, şebnem, jale
ÇİZGİ
Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril
ÇİZGİİM
Malın değişik özelliklerini ve fiyatını belirten, elektronik aygıtların okuyabileceği biçimde düzenlenmiş etiket, barkod
ÇİZME
Koncu diz kapaklarına kadar çıkan bir ayakkabı türü
ÇİZMELİ
Çizmesi olan
ÇİÇEK
Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü
ÇİĞİL
Eski Türk boylarından biri
ÖCÜ
Küçük çocukları korkutmak için uydurulmuş hayalî yaratık, umacı
ÖDAĞACI
Dulaptal otugillerden, tropik bölgelerde yetişen, dinî törenlerde yakılan ve yanarken güzel koku veren, odunu ve kabuğu hoş kokulu bir ağaç, öd (II) (Aquilaria agallocha)
ÖDEM
Dokularda, hücreler arası boşluklarda aşırı miktarda sıvı birikmesi.
ÖDEMELİ
Değeri ödendikten sonra alıcıya verilecek olan
ÖDEVCİL
Ödevine bağlı olan, ödevlerini yerine getirmeyi seven, vazifeşinas
ÖDEŞMEK
Birbirine olan borçları ödeyip alacak verecek bırakmamak
ÖDÜNSÜZ
Ödün niteliğinde olmayan, ödün vermeksizin yapılan, ivazsız, tavizsiz
ÖDÜNÇ
İleride geri verilmek veya alınmak şartıyla alınan veya verilen (şey)
ÖF
Usanç, bezginlik, tiksinti vb. duygular anlatan bir söz
ÖGE
Bir bütünü oluşturan, bütünden ayrıştırıldığında da kendi başına anlam taşıyan parça, unsur
ÖHÖ
Bir kimsenin kendi varlığını belli etmek, söylenen bir şey üzerine dikkat çekmek, birine takılmak vb. amaçlarla öksürür gibi yaparak çıkardığı ses
ÖKSEOTU
Ökse otugillerden, elma, armut, ıhlamur, kiraz, erik vb. ağaçların dalları üzerinde asalak olarak yaşayan, üzüme benzer yemiş veren, saplarından ökse çıkarılan bitki, burç (II) (Viscum album)
ÖKSÜRÜK
Ciğerlerdeki havanın, solunum organlarının kasılması ve zorlanmasıyla ağızdan gürültü ile çıkması
ÖKSÜZ
Anası veya hem anası hem babası ölmüş olan (çocuk)
ÖKÜZLÜK
Budalalık, sersemlik
ÖLESİYE
Ölümü göze alacak kadar, ölürcesine
ÖLMEZ
Ölümsüz, kalıcı olan
ÖLMÜŞ
Ölen, ölü olan
ÖLÇEK
Birim kabul edilen herhangi bir şeyin alabildiği kadar ölçü
ÖLÇÜLEN
Bir ölçme işlemine imkân sağlayan fiziksel büyüklük
ÖLÇÜSÜZ
Ölçülmemiş, ölçüsü alınmamış olan
ÖLÇÜT
Bir yargıya varmak veya değer vermek için başvurulan ilke, kıstas, mısdak, kriter
ÖLÜ
Hayatı sona ermiş, artık yaşamıyor olan, meyyit, morto, diri karşıtı
ÖLÜDOĞA
Konusu, cansız varlıklar veya nesneler olan resim, natürmort
ÖLÜMCÜL
Ölümle sona erme ihtimali olan veya ölümle sona eren
ÖLÜMLÜK
Bazı kimselerin, öldüklerinde cenazelerinin kaldırılmasına harcanmak için ayırdıkları para
ÖLÜMÜNE
Her türlü olumsuzluğu var gücüyle göze alarak
ÖLÜRENK
Parlaklığı olmayan, donuk renk
ÖLÜSAAT
Herhangi bir faaliyet veya iş yapılamayan zaman, ölü zaman
ÖMÜRSÜN
beklenilmeyen iyi davranışlar karşısında kullanılan bir söz
ÖMÜRSÜZ
Ömrü kısa olan
ÖN
Bir şeyin esas tutulan yüzü, arka karşıtı
ÖNBİLGİ
Herhangi bir konuda derinlemesine bir araştırma yapmadan sağlanan birtakım bilgi
ÖNCEDEN
Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce
ÖNCEL
Bir görevde, meslekte kendinden önce yerini tutmuş olan kimse, selef, ardıl karşıtı
ÖNCESİZ
Zamanda başlangıcı olmayan, ezelî