İLGİEKİ
Bağlantı kavramı veren -ki eki, aidiyet eki
İLGİSİZ
İlgisi olmayan veya ilgilenmeyen, kayıtsız, aldırmaz, alakasız, lakayıt, bigâne
İLHAK
Katma, bağlama, ekleme
İLKADIM
Başlangıç
İLKEL
İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif
İLKELCİ
İlkelcilik yanlısı olan (sanatçı), primitivist
İLKOKUL
Zorunlu öğrenim çağındaki kız ve erkek çocuklarının temel eğitim ve öğretimini sağlamak için devletçe açılan veya açılmasına izin verilen dört yıllık okul, ilk mektep, iptidai, iptidai mektep
İLKYARI
Karşılaşmalarda iki devreden ilki, ilk devre
İLKİN
Başta, başlangıçta, önce, iptida
İLLETLİ
Hastalığı olan
İLMEK
Çözülmesi kolay düğüm, eğreti düğüm, ilmik
İLMİHAL
İslam dininin kurallarını öğretmek için yazılmış kitap
İLMİKLİ
Kolay çözülür biçimde düğümlenmiş
İLTİMAS
Haksız yere, yasa ve kurallara uymaksızın kayırma, arka çıkma
İLİŞKEN
Deniz dibinde batık ve atıkların oluşturduğu tabaka
İLİŞKİN
İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik
İMA
Dolaylı olarak anlatma, üstü kapalı olarak belirtme, işaretleme, anıştırma, ihsas
İMALAT
Ham madde işlenerek yapılan her türlü mal
İMAMEVİ
Kadınlara özgü cezaevi
İMANIM
(imanım) `kardeş, arkadaş` anlamında kullanılan bir seslenme sözü
İMBİK
Damıtmaya yarayan, damıtma işinde kullanılan araç, damıtıcı
İMDAT
Tehlikede olana yapılan yardım
İMECE
Kırsal topluluklarda köyün zorunlu ve isteğe bağlı işlerinin köylülerce eşit şartlarda emek birliğiyle gerçekleştirilmesi
İMKAN
Yararlanılan uygun şart veya durum, olanak
İMLEK
Bir kurum veya kuruluşun kendine seçtiği, bazı ticaret eşyası üzerine konulan, o eşyayı üreten veya satanı tanıtan resim, harf vb. özel işaret, logo
İMLEÇ
Fiziksel bir olayı kendiliğinden tespit edip çizen araç, kaydedici
İMLİK
Kitap sayfaları arasına konulan ve okunan yeri belirlemekte kullanılan ince, uzun karton parçası
İMPLANT
Doku ekimi
İMRAHOR
Padişah ahırlarına ve onlarla ilgili gereçlere bakmakla görevli kimse
İMROZ
Vücudu beyaz, baş ve ayaklarda siyah lekeler bulunan, küçük cüsseli, uzun ve ince kuyruklu, kaba karışık ve uzun yapağılı, Gökçeada ve kısmen Çanakkale ilinde yetiştirilen bir tür koyun
İMSAK
Oruca başlama zamanı
İMTİYAZ
Başkalarına tanınmayan özel, kişisel hak veya şart, ayrıcalık
İMZA
Bir kimsenin herhangi bir belgeyi yazdığını veya onayladığını belirtmek için her zaman aynı biçimde kullandığı işaret
İNAL
Kendisine inanılan kimse
İNANMAK
Bir şeyi doğru olarak benimsemek
İNANÇLI
İnancı olan, imanlı, itikatlı, mutekit
İNCESAZ
Türk müziğinde keman, ney, tambur, kemençe, ut, kanun, daire vb. çalgılardan ve okuyuculardan oluşan, fasıl yapan topluluk
İNCESES
Titreşim sayısı çok olan ses, tiz ses, yüksek ses
İNCEYAĞ
Yakıt olarak veya yağlamada kullanılan akışkan nitelikteki mineral yağ
İNCEZAR
Beyni, omuriliği saran zarların en altta olanı
İNCİR
Dutgillerden, asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan, yaprakları geniş dilimli bir ağaç (Ficus carica)
İNDİ
Herkesçe kabul edilebilecek bir temele bağlanamayıp yalnız bir kişinin kendi kanısına dayanan
İNDİRİM
Fiyatta yapılan değer düşürümü, tenzilat, iskonto
İNDİS
Bir harf üzerine konulan işaret
İNDİYUM
Atom numarası 49, atom ağırlığı 114,8 olan, gümüş parlaklığında, kurşundan daha kolay ezilen yumuşak bir element (simgesi In)
İNFAK
Nafaka verip bir kimsenin geçimini sağlama
İNFAZ
Bir kararı, bir yargıyı yerine getirme, uygulama, yürütüm
İNFAZCI
Öldürme veya cezalandırma işini yapan kimse
İNFİLAK
Güçlü bir biçimde patlama
İNGİLİZ
İngiltere halkından olan kimse