ELAN
Şimdi, şu anda, hâlâ, henüz, daha
ELATMAK
birisinin işine karışmak, müdahale etmek
ENGEREK
Engerekgillerden, başı üç köşeli, rengi siyah veya siyaha yakın, taşlık ve güneşli yerlerde yaşayan zehirli bir yılan (Vipera aspis)
ERİNÇ
Hiçbir eksiği, üzüntüsü ve acısı olmama durumu, dirlik, rahat, huzur
ERİNÇLİ
Erinci olan, huzurlu, rahat
ESMER
Siyaha çalan buğday rengi
ESPAS
Basımcılıkta bir kelimenin harflerini ayırmak için kullanılan harflerden daha kısa ve küçük metal çubuk
ETUNU
Karada yaşayan memeli hayvanların deri, tırnak, boynuz ve kemikleri ile mide, bağırsak muhteviyatı ayrıldıktan sonra geriye kalan et ve diğer yumuşak dokularının veya kansız ve kemiksiz mezbaha artıklarının usulüne göre pişirilip pres edilerek yağları alınıp öğütülmesi ile elde edilen bir ürün
EĞLENCE
Eğlenme işi, sefahat
EŞİTLİK
İki veya daha çok şeyin eşit olması durumu, denklik, müsavilik, müsavat, muadelet
FAZLACA
Gereğinden biraz daha çok olarak, bir hayli, çokça
FESAHAT
Kurallı, etkileyici, heyecan verici, inandırıcı, sanatlı söz söyleme
FLORIŞI
Bazı cisimlerin aldıkları ışığı, boyu daha uzun ışık ışınımlarına dönüştürmesi özelliği, floresans
FİYAT
Alım veya satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri, eder, paha
GAMZE
Bazı insanların çenelerinde, yanaklarında doğal olarak bulunan özellikle güldüklerinde daha iyi görülen küçük çukur
GELECEK
Daha gelmemiş, yaşanacak zaman, istikbal, ati
GENELEV
Genel kadınların erkek kabul ettikleri yer, aşağı mahalle, kırmızıfener, koltuk, kerhane, umumhane
GETTO
Avrupa ülkelerinde Yahudilerin gönüllü olarak veya zorlanarak yerleştirildikleri ve her türlü gereksinimini başka yere gitmeden karşılayabildikleri mahalle, Yahudi mahallesi
GEÇİNİZ
`bu söylediklerinizi kabul etmiyorum, daha mantıklı sözler söyleyin` anlamında kullanılan bir söz
GÜZ
Sonbahar
GÜZÜN
Güz mevsiminde, sonbaharda
HAHAM
Yahudi din adamı
HANAY
İki ve daha çok katlı ev
HANGİ
İki veya daha çok şeyden bir tanesini belirtecek bir cevap istemek için kullanılan soru sıfatı
HASTA
Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız
HAZAN
Sonbahar
HEMDE
anlamı güçlendirmek, bir veya daha çok ögeye bir başkasının da eklendiğini belirtmek için kullanılan bir söz
HENÜZ
Az önce, daha şimdi, yeni
HUZUR
Dirlik, baş dinçliği, gönül rahatlığı, rahatlık, erinç
HUZURLU
Huzuru olan, rahat
ISFAHAN
Klasik Türk müziğinde dügâh perdesindeki makamlardan biri
ISLAHAT
Düzeltme
KABAHAT
Uygunsuz hareket, çirkin, yakışıksız davranış, suç, kusur, töhmet
KAHKAHA
Yüksek sesle gülme
KAKALAK
Daha çok gemilerde görülen bir tür hamam böceği
KANON
Eşit aralıklarla ilerleyen ancak birlikte değil, art arda duyulan iki veya daha çok sesin birbirini sürekli taklit etmesiyle oluşan bütün
KAPUSKA
Etle pişirilmiş lahana yemeği
KASIRGA
Rüzgâr çizelgesinde hızı 64 veya daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr
KAVAL
Genellikle kamıştan yapılan, daha çok çobanların çaldığı, yumuşak sesli, üflemeli bir çalgı
KEKİK
Ballıbabagillerden, karşılıklı küçük yapraklı, beyaz, pembe, kırmızı başak durumunda çiçekleri olan ve çiçeği baharat gibi kullanılan, odunsu saplı, kokulu bir bitki (Thymus vulgaris)
KELEM
Lahana
KELEŞ
Yiğit, cesur, bahadır
KISARAK
Daha kısa
KIŞ
Kuzey yarım kürede 22 Aralık-21 Mart tarihleri arasındaki zaman dilimi, sonbaharla ilkbahar arasındaki soğuk mevsim
KOK
Maden kömürünün damıtılmasıyla elde edilen, birleşiminde kömürden çok daha az oranda uçucu madde bulunan katı yakıt, kok kömürü
KOYUGRİ
Siyaha yakın gri, grinin bir veya birkaç ton koyusu
KOÇAN
Marul, lahana vb. sebzelerde yaprakların çıktığı sert gövde
KRAMPON
Futbol ayakkabılarının altındaki, çimende rahat hareket etmeyi sağlayan, deri veya sentetik kabara, tutmalık
KUMLAMA
Çam türü ağaçlarda yıl halkaları arasındaki görüntü ayrımını daha da belirtmek için yüzeye, hava basıncından yararlanarak kum püskürtme
KURA
İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme