AHA
İşte
AHALMAK
birinin ilenmesini üstüne çekmek
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk
AHAR
Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılan özel bir karışım
AKONT
Bir borca karşılık, hesabı daha sonra görülmek üzere yapılan kısmi ödeme
AKPAS
Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida)
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse
AKTAR
Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha
ALEGORİ
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma
ALMAŞ
İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe
ALMAŞIK
İki veya daha çok şeyin sıralanmasında karşılıklı değil, aralıklı olarak sağda ve solda yerleşmiş olan
ALTIPAS
Ceza sahası içinde kale direklerine 5,5 metre uzaklıkta, kale çizgisine dik çizilen çizgi ile kale çizgisi arasında kalan bölüm
AMPİR
Fransa'da ortaya çıkıp daha sonra Avrupa'ya yayılmış olan yapı, mobilya, giyim vb.ne ait bir üslup
ANÜRİ
İdrar oluşturamama biçiminde ağır bir böbrek rahatsızlığı belirtisi
ARAMA
Aramak işi, taharri
ARDAHAN
Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
ARKAİZM
Kullanıldığı çağdan daha eski bir çağa ait biçimin, yapının özelliği
ARTALAN
Daha önceki dönemlerde elde edilen bilgi ve deneyim, art yetişim
ASUDE
Rahat, sakin
ATALİRA
Üzerinde çıkarıldığı yılın tarihi bulunan, 7 gram ağırlığında, cumhuriyet altınına göre daha yayvan ve iri olan altın sikke
AŞIRI
Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın
BAHADIR
Savaşlarda gücü ve yılmazlığıyla üstünlük kazanan veya yiğitlik gösteren kimse, batur
BAHARAT
Yiyecek ve içeceklere hoş koku ve tat vermek için kullanılan tarçın, karanfil, zencefil, karabiber vb. maddeler, bahar (II)
BAHARLI
Baharatlı
BAHAİ
Bahailik yanlısı kimse
BALON
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç
BANJO
Amerika zencilerinin çaldığı gitar biçiminde, madenî gövdesi olan beş veya daha çok telli bir müzik aleti
BATUR
Bahadır
BETER
Daha kötü, çok kötü
BOL
İçine girecek şeyin boyutlarından daha büyük veya geniş olan, dar karşıtı
BOZUNUM
Birleşik bir maddenin daha yalın bileşiklere veya bileşenlere tek yönlü olarak ayrılması, dejenerasyon
BUAT
Elektrik akımı devrelerinde birleştirme yapmak veya akımı bir veya daha fazla kola ayırmak için kullanılan kutu
BUDAMAK
Daha çok ürün almak veya düzgün bir biçim vermek amacıyla ağaç, asma vb.nin dallarını kesmek, kısaltmak
BÜYÜK
Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı
BİRDAHA
İkinci kez
CERAHAT
İrin
DAHA
Henüz
DAHABİR
Değişik, farklı
DAMAL
Ardahan iline bağlı ilçelerden biri
DARPAÇA
Eni normal ölçüden daha dar olan pantolon veya şalvar paçası
DEİZM
Tanrı'yı yalnızca ilk sebep olarak kabul eden, evreni bir Tanrı'nın yarattığına inanmakla beraber yaratıcının evrene hiçbir müdahalesi olmadığını ve olmayacağını savunan, vahyi reddeden görüş
DIŞSAHA
Spor takımlarının kendi sahaları dışında oynaması durumu, deplasman
DÖNÜŞME
Dönüşmek işi, tahavvül
DÖNÜŞÜM
Olduğundan başka bir biçime girme, başka bir durum alma, şekil değiştirme, tahavvül, inkılap, transformasyon
DÖPER
Bazı iskambil oyunlarında farklı renklerden benzer iki kart yanında farklı renklerden benzer iki kart daha bulunması durumu
DÜBEL
Vidanın daha sağlam yerleşmesi için duvarlarda açılan deliğe önceden çakılan plastik yuva
DİYET
İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal, kan pahası, kan parası, kefaret
EDAT
Tek başına anlamı olmayan, sonuna geldiği sözle cümledeki diğer kelimeler arasında ilişki kuran kelime türü, ilgeç: Ev gibi huzur köşesi olmaz. Çocuk sabaha karşı uyudu
EDER
Fiyat, paha, değer