SEFA
Gönül rahatlığı, rahatlık, kaygısız ve sakin olma
SEFAHAT
Zevk ve eğlenceye düşkünlük, uçarılık
SEMAHAT
Cömertlik
SENDİKA
İşçilerin veya işverenlerin iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular bakımından çıkarlarını korumak ve daha da geliştirmek için aralarında kurdukları birlik
SEYAHAT
Yolculuk
SOKAK
İl, ilçe vb. yerleşim bölgelerinde, iki yanında evler olan, caddeye oranla daha dar veya kısa olabilen yol
SONRA
Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı
SOS
Bazı yemeklerin üzerine dökülen, domates, baharat vb. şeylerle yapılan karışım
SOSİS
Kıyılmış etin baharatla yoğurulduktan sonra ya tam ya da yarı pişirilerek hayvan bağırsağı içine doldurulmasıyla hazırlanan bir yiyecek türü
STENT
Tıkanmakta olan veya açılmış damara bir daha tıkanmaması için konan araç
SUÇLU
Suç işlemiş, suçu olan (kimse), kabahatli, mücrim
TACİZ
Tedirgin etme, rahatsız etme
TAHARET
Temizlik, temiz olma
TAHARRİ
Arama, araştırma
TALİYOL
Ana yola bağlanan ve trafik bakımından daha az yoğunluğu olan yol
TANIMAK
Daha önce görülen, bilinen bir kimse veya şeyle karşılaşıldığında bunun kim veya ne olduğunu hatırlamak
TANTUNİ
Kuşbaşından daha küçük et parçalarının soğan, biber, maydanoz, domates vb. ile bir sac üzerinde pişirilmesi sonunda hazırlanan kebap türü
TANYELİ
Sabaha doğru çıkan hafif rüzgâr
TASANNU
Bir şeyi olduğundan daha değerli gösterme, yapmacık
TERE
Turpgillerden, yaprakları salata olarak yenen baharlı bir bitki (Lepidium sativum)
TUTUK
Akıcı, rahat konuşamayan
TÖVBE
İşlediği bir günah veya suçtan pişman olarak bir daha yapmamaya karar verme
UFALMAK
Büyükken daha ufak duruma gelmek, küçülmek
UTANGAÇ
Bir topluluk içinde gereken güven ve cesareti kendinde bulamayan, rahat konuşamayan ve rahat davranamayan, sıkılgan, mahcup
UYDU
Bir gezegenin çekiminde bulunarak onun çevresinde dolanan daha küçük gezegen, peyk
VAHA
Çöllerde çoğu kez yüze çıkan yer altı sularının yarattığı tarım veya yerleşme bölgesi
VAHAMET
Güçlük, korkulacak tehlikeli durum
VAHİM
Ağır, korkulu, çok tehlikeli, vahametli
VALLAHA
Vallahi
VALLAHİ
`Tanrı'yı tanık tutarım, Tanrı hakkı için` anlamında kullanılan bir yemin sözü, billahi, tallahi, vallaha
VAROŞ
Kent veya kasabada kenar mahalle
VARİSLİ
Varis rahatsızlığı olan (kimse)
VURGU
Konuşma, okuma sırasında bir hece veya kelime üzerine diğerlerinden daha farklı olarak yapılan baskı, aksan
VİRÜS
Hastalık yapıcı, bakterilerden daha küçük, yaşamak için bir başka hücrenin içine girmek zorunda olan ve ancak elektron mikroskobunda görülebilen parazit
YAKUT
Kuzeydoğu Sibirya'da yaşayan bir Türk topluluğu veya bu topluluktan olan kimse, Saha
YAKUTÇA
Yakut Türkçesi, Sahaca
YAZ
Kuzey yarım kürede 21 Haziran 23 Eylül, güney yarım kürede 21 Aralık 21 Mart tarihleri arasındaki zaman dilimi, ilkbaharla sonbahar arasındaki sıcak mevsim
YENİDEN
Gene, yine, bir daha, tekrar
YER
Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
YEĞ
Bir başkasından daha çok beğenilip tercih edilen, üstün görülen, müreccah
YÖRESEL
Belli bir yöre ile ilgili, yerel, mahallî, mevzii, lokal
YÜZÜPEK
Birine söylenmesi güç olan şeyi sıkılmadan söyleyebilen veya kendisinden istenilen şeyleri rahatlıkla geri çevirebilen (kimse)
YİNE
Yeniden, bir daha, tekrar, gene
ZOOSPOR
Suda yaşayan mantarlarda ve su yosunlarında bulunan, selüloz zardan yoksun, üzerindeki iki veya daha çok titrek tüyle hareket eden üreme hücresi
ZİLİ
Enine ve boyuna motifleri olan, daha çok yolluk olarak kullanılan kilim
ÇATAL
İki veya daha çok kola ayrılan değnek
ÇENETLİ
İki veya daha çok çenedi bulunan
ÖNCEDEN
Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce
ÖNDOĞRU
Bir bilimin kuruluşunda temel görevi görmekle birlikte belikten daha az olma ve tanımlanmayan ilkel gerçek, konut (II), koyut, postulat
ÖRTMECE
Söylenmesi kaba, çirkin veya sakıncalı görülen nesnelerin, kavramların, başka kelimelerle daha uygun ve edepli bir biçimde anlatılması, edebikelam