ÖTE
Konuşanın temel olarak aldığı bir şeyden daha uzak olan yer veya şey, mavera, beri karşıtı
ÖZLEM
Bir kimseyi, bir yeri veya bir şeyi görme, ona kavuşma isteği, hasret, tahassür
ÜSTÜN
Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan
İKMAL
Eksik bir şeyi tamamlama, daha iyi duruma getirme, bütünleme
İLERİ
Herhangi bir şeye göre daha ötede olan yer, geri karşıtı
İNDİYUM
Atom numarası 49, atom ağırlığı 114,8 olan, gümüş parlaklığında, kurşundan daha kolay ezilen yumuşak bir element (simgesi In)
İNKILAP
Toplum düzenini ve yapısını daha iyi duruma getirmek için yapılan köklü değişiklik, iyileştirme, devrim, reform
İRİ
Olağandan daha hacimli, olağanı aşan büyüklüğü olan, ince karşıtı
İRİN
Organizmanın herhangi bir yerinde iltihaplanma sonunda ölmüş hücre artıklarından ve bozulmuş akyuvarlardan oluşan, mikroplu veya mikropsuz, genellikle sarımtırak renkte koyuca sıvı, cerahat
İRİNSİZ
İrin toplamamış, cerahatsiz
İRİTE
`Sinirlendirmek, rahatsız etmek` ve tıp alanında `tahriş etmek, kaşındırmak` anlamında irite etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz
İSHAL
Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarma, sürgün, ötürük, iç sürme, cır cır, amel, linet, kabız karşıtı
İYON
Bir veya daha çok elektron kazanmış veya yitirmiş bir atom veya bir atom grubundan oluşmuş elektrik yüklü parçacık, yükün
İÇERLEK
Yanındakilerden daha içeride, daha geride bulunan
İÇPİLAV
Tavla zarı büyüklüğünde doğranmış kuzu ciğeri, fıstık, pirinç, kuş üzümü, yağ ve baharat kullanılarak pişirilen bir pilav türü
İŞGÜDER
Maslahatgüzar
İŞLEMEK
Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek
ŞAHAP
Akan yıldız
ŞAŞLIK
Baharatlı sirkeye yatırılmış koyun etinden hazırlanmış bir yemek türü
ŞIPKA
Torpillere karşı ve daha başka işler için gemilerde kullanılan halattan örülmüş ağ