OLURU
Pazarlıkta olabilecek en düşük fiyat
OLÇUM
Hekimlik taslayan kimse
OLİJİST
Kızıl renkli, kayaçlarda rastlanan doğal demir oksidi
OLİMPİK
Olimpiyatlarla ilgili, olimpiyat ölçülerinde olan
OM
Kemiklerin toparlak ucu
OMBRA
Doğrama işlerini kahverengiye boyamakta kullanılan toprak boya
OMLET
Çırpılmış yumurtayla sade olarak yapılabilen veya içine peynir, kıyma vb. katılarak tavada pişirilen bir yemek
OMUZDAŞ
Aynı amaçla ve birlikte hareket eden kimse, ayaktaş, hempa
ONARMAK
Bozulmuş, eskimiş olan bir şeyi düzeltip işler veya kullanılır duruma sokmak, işe yarar duruma getirmek, tamir etmek
ONAYSIZ
Onaylanmamış, tasdik edilmemiş
ONBEŞLİ
Rumi takvime göre, 1899 veya 1900 yılında doğanlar arasından Birinci Dünya Savaşı'na çağrılan (kimse)
ONGEN
On açısı, on kenarı olan çokgen
ONLAR
Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ikinci basamak
ONLARCA
Pek çok, çok sayıda olan
ONMADIK
Talihi yaver gitmeyen, başı beladan kurtulmayan
ONMAK
Daha iyi bir duruma girmek, salah bulmak
ONS
Genellikle gümüş, altın ve platin gibi kıymetli metallerin veya elmas, yakut gibi değerli taşların kütlelerinin ölçülmesi için kullanılan, Fransa'da 30,59 gr, İngiltere'de 28,349 gr ağırlığında bir ağırlık ölçüsü birimi
ONSEKİZ
Ceza alanı
ONURSUZ
Onuru olmayan veya onura aykırı davranışlarda bulunan, şerefsiz, haysiyetsiz
OO
Türk alfabesinin on sekizinci sırasında yer alan ve O adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından kalın, yuvarlak ve geniş ünlüyü gösterir
OOSİT
Büyüme evresini tamamlamış fakat henüz döllenebilecek duruma gelmemiş dişi gamet
OPAL
Silisin hidratlı ve jelatinli bütün türlerini kapsayan değerli bir mineral, panzehir taşı
OPERA
Sözlerinin bütünü veya çoğu şarkılı olarak söylenen müzikli tiyatro eseri
OPTİK
Görme ile ilgili olan
ORAK
Yarım çember biçiminde yassı, ensiz ve keskin metal bir bıçakla, buna bağlı bir saptan oluşan ekin, ot vb. biçme aracı
ORAKİŞİ
Orakla ekin, ot vb. biçme
ORALI
O yerden olan
ORCİK
Şekerle kaplanmış ceviz içi
ORDUEVİ
Kara, deniz ve hava subay ve astsubaylarının buluştukları, sosyal gereksinimlerini karşılayabilecek biçimde yapılmış lokal veya yapı
ORDUGAH
Ordunun konakladığı yer
ORFOZ
Hanigillerden, Ege ve Akdeniz'de bulunan, eti beyaz ve lezzetli, 10 kilogramdan 50 kilograma kadar ağırlığı olan bir tür balık (Epinepheles gigas)
ORG
Klavyeli büyük ve küçük borulardan yapılmış, körüklerden elde edilen havanın bu borulardan geçmesiyle değişik ses tonları verebilen, genellikle kilise çalgısı, erganun
ORGAN
Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, örgen, uzuv
ORGANZE
İpek veya keten iplikle dokunmuş, tülbent inceliğinde bir tür kolalı kumaş
ORGANİK
Doğal yolla yapılan
ORGCU
Org çalan kimse
ORKİT
Er bezlerinin iltihaplanıp şişmesi
ORMAN
Ağaçlarla örtülü geniş alan
ORMANCI
Ormanı korumakla görevli kimse, orman koruma memuru
ORTABOY
Orta büyüklükte olan
ORTAK
Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner
ORTAKAT
İki kat arasında kalan kat
ORTAKÇA
Ortak olarak, ortaklaşa
ORTALIK
Bulunulan yer, çevre
ORTAM
Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü
ORTAY
Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi)
ORTAYOL
Çözüme açık, herkes tarafından kabul edilebilir olan davranış ve tutum
ORTOZ
Ortoklaz
ORİGAMİ
Genellikle kare kâğıt parçalarını kesmeden ve yapıştırıcı kullanmadan sadece katlayıp çeşitli canlı ve cansız figürler oluşturularak yapılan kâğıt katlama sanatı
OSIRADA
İçinde bulunulan zamanda