SAKA
Evlere, çeşmeden su taşımayı iş edinmiş olan kimse
SAKAL
Yetişkin erkeklerde yanak ve alt çenede çıkan kılların tümü
SAKALLI
Sakalı olan
SAKAR
Bazı hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan beyaz leke, küçük akıtma
SAKARYA
Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
SAKARİN
Genellikle şeker hastalarının ve diyet yapanların şeker yerine kullandığı, maden kömürü katranından elde edilen, beyaz, tatlandırıcı bir madde
SAKAT
Vücudunda hasta veya eksik bir yanı olan, engelli, özürlü
SAKATAT
Kesilmiş hayvanın yürek, karaciğer, böbrek, işkembe, beyin, vb. iç organlarıyla baş ve ayakları
SAKE
Pirinçten yapılan bir tür Japon rakısı
SAKIN
Asla
SAKINHA
`yapma, yapmaktan çekin` anlamında, yapılması istenmeyen bir davranışa engel olmak için söylenen bir söz
SAKIZLI
Sakızı olan, içinde sakız bulunan
SAKLAMA
Saklamak işi
SAKLI
Saklanmış olan
SAKİ
İçkili toplantılarda içki dağıtan kimse
SAL
Birçok kalın direk yan yana bağlanarak yapılan, düz ve korkuluksuz deniz veya ırmak taşıtı
SALABET
Katılık, sağlamlık
SALACAK
Üstünde ölü yıkanılan kerevet, teneşir
SALAH
Düzelme, iyileşme, iyilik
SALAKÇA
Salağa benzer, salak gibi
SALAM
Sığır, hindi vb. etinden yapılan, genellikle dilimlenerek soğuk yenen bir yiyecek
SALAT
Namaz
SALAVAT
Namazlar
SALAŞ
Sebze, meyve vb. satmak için kurulmuş, eğreti, derme çatma dükkân
SALDIRI
Kötülük yapmak, yıpratmak amacıyla doğrudan doğruya silahlı veya silahsız bir eylemde bulunma, hücum, taarruz, tecavüz
SALEP
Salepgillerin tek köklü, yumrulu, salkımlı veya başak çiçekli olan örnek bitkisi (Orchis)
SALLAMA
Sallamak işi
SALON
Bir evde konukları ağırlamakta kullanılan en geniş oda
SALOZ
Salak
SALT
İçinde yabancı bir öge bulunmayan, mutlak
SALTNEM
Bir metreküp hava içinde bulunan su buğusu niceliği, mutlak nem
SALTO
Rakibin bedenini kollarıyla birlikte kavrayarak yana veya arkaya savurma, devirerek bastırma biçiminde uygulanan bir güreş oyunu
SALÇALI
Salça konmuş, içinde salça olan
SALİM
Esen, sağlam
SALİMEN
Sağ ve esen olarak, hiçbir kötü durumla karşılaşmadan
SALİPLİ
Salibi olan
SALİSEN
Üçüncü olarak
SAMAN
Ekinlerin harmanda dövülüp taneleri ayrıldıktan sonra kalan, hayvanlara yedirilen ufalanmış sapları
SAMANLI
Samanı olan
SAMSA
Baklavaya benzeyen bir tür hamur tatlısı
SAMİ
Hz. Nuh'un oğlu Sam'dan türediklerine inanılan beyaz ırkın, Arapça, Asurca, İbranice ve Habeşçe konuşan çeşitli kavimlerinin toplandığı kolu
SANAL
Gerçekte yeri olmayıp zihinde tasarlanan, mevhum, farazi, tahminî
SANAT
Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık
SANATLI
Sanatla yapılmış, bir usta elinden çıkmış, musanna
SANATÇI
Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimse, sanat adamı, sanat eri, sanatkâr, artist
SANCILI
Sancıya tutulan, sancısı olan
SANDVİÇ
İki ince ekmek dilimi arasına tereyağı, peynir, sucuk vb. konularak hazırlanan yiyecek
SANLI
Sanı olan, ünlü
SANRI
Uyanık bir kişinin, kendi dışında var sandığı ancak gerçekte olmayan olguları algılaması, yaşaması, varsanı, birsam, halüsinasyon
SANÇMAK
Saplamak, batırmak