SAĞESEN
Sağlıkla
SAĞIN
Doğruluk kuralına uygun olan
SAĞRI
Memeli hayvanlarda bel ile kuyruk arasındaki dolgun ve yuvarlakça bölüm
SAĞTÖRE
Ahlak
SEANS
Bir işin yapılmasına ayrılan çalışma süresi, oturum
SEBEPLİ
Sebebi olan
SEBİL
Kutsal günlerde karşılık beklemeden hayır için dağıtılan içme suyu
SEBİLCİ
Sokaklarda dolaşarak sebil dağıtan kimse
SECCADE
Bir kişinin üzerinde namaz kılabileceği büyüklükte, halı, kilim, post veya kumaştan yaygı, namazlık
SECDE
Genellikle namaz kılarken alnı, el ayalarını, dizleri ve ayak parmaklarını yere getirerek alınan durum
SEDEF
Midye, istiridye vb. deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan sedefçilikte kullanılan, pırıltılı, beyaz, sert bir madde
SEDEFÇİ
Sedef üzerinde çalışan, sedef kullanarak eşya yapan kimse, sedefkâr
SEDYE
Hasta veya yaralı taşımaya yarayan katlanabilir hasta yatağı, teskere
SEDİR
Arkalıksız, üstü minderli ve yastıklı olabilen, oturmaya veya yatmaya yarayan ev eşyası, divan
SEDİRLİ
Sediri (I) olan
SEGAH
Klasik Türk müziğinde si perdesi ve bu perdedeki makam
SEGMENT
Bir organ, yapı veya bütünün doğal veya yapay olarak sınırlanmış her bir bölümü
SEKEL
Bir hastalıktan sonra yerleşip kalan işlev veya doku bozukluğu
SEKSİ
Cinsel çekiciliği olan
SEKÜLER
Yüzyıllık, yüzyılda bir olan
SEKİ
Oturmak için evlerin önüne taş ve çamurdan yapılan set
SELAM
Bir kimseyle karşılaşıldığında, birinin yanına gidildiğinde veya yanından uzaklaşıldığında kendisine söz ve işaretle bir nezaket gösterisi yapma, esenleme, merhaba
SELAMET
Esen olma durumu, esenlik
SELANİK
Atkı, hırka vb.nde kullanılan bir tür örgü biçimi
SELASET
Akıcılık
SELATİN
Sultanlar
SELOFAN
Selülozdan yapılmış, ince, saydam, ambalaj yapımında kullanılan tabaka
SELP
Zorla alma, kapma
SELVİÇE
Gemi armasında bulunan oynak halat
SELZEDE
Sel felaketine uğramış, selden zarar görmüş kimse
SELÜLOZ
Bitkilerde hücre yapısının büyük bir bölümünü oluşturan kâğıt, yapay ipek ve patlayıcı maddelerin yapımında kullanılan bir karbonhidrat (C6H10O5)
SEMAFOR
Demir yollarında gündüz mekanik olarak kırmızı bir kolla, gece kırmızı ışıkla işaret veren alet
SEMAN
Diş köklerini kaplayan sert madde
SEMAVER
Özellikle çay demlemekte kullanılan, içinde kömür yakacak ocağı bulunan, elektrikle de çalışabilen, bakır, pirinç vb. metallerden yapılmış musluklu kap
SEMAİ
Klasik Türk müziğinde iki basit usulden biri
SEMER
At, eşek, katır vb. hayvanların sırtına yerleştirilen, üzerine yük bağlanan veya binilen, iskeleti ağaçtan araç
SEMERLİ
Semeri olan (yük hayvanı)
SEMİNER
Bir konu ile ilgili bilgi vermek ve bu bilgiler üzerinde tartışmak amacıyla birkaç yetkilinin yönetimi altında düzenlenen toplantı
SENDİKA
İşçilerin veya işverenlerin iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular bakımından çıkarlarını korumak ve daha da geliştirmek için aralarında kurdukları birlik
SENET
Bir kimsenin yapmaya veya ödemeye borçlu olduğu şeyi göstermek için imzaladığı resmî kâğıt, belgit
SENETLİ
Senedi olan, senetle sağlamlaştırılmış olan
SENİNKİ
Senin olan, seninle ilgili olan
SEPET
Saz, kamış, ince dal veya tellerden hasır biçiminde örülerek yapılan, genellikle sapı olan, yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan kap
SEPETLİ
Sepeti olan
SERA
Sebze ve meyvelerin yetiştirildiği ve hava şartlarına karşı korunduğu cam ve naylonla kaplı yer, limonluk, ser (II)
SERAK
Dik yerlerden inen buzullarda, derin yarılmalar sebebiyle buz parçalarının koparak aşağıya düşmesi
SERAMİK
Yüksek ısıda pişirilmiş topraktan yapılan vazo, çanak, çömlek vb. nesne
SERAP
Atmosferde ışık ışınlarının kırılmasından doğan ve çöllerde kolaylıkla gözlemi yapılabilen göz yanılması, uzaktaki bir cisme bakarken sanki bir su yüzeyinden yansıyormuş gibi cisimle birlikte ters görüntünün oluşumu, ılgım, yalgın, pusarık
SERE
Açık duran başparmağın ucundan işaret parmağının ucuna kadar olan uzaklık, sele
SERENAT
Sesli olarak söylenen veya müzik aracılığıyla çalınan serbest biçimli müzik parçası