AA
Türk alfabesinin ilk sırasında yer alan ve A adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından kalın ünlülerin düz ve geniş olanını gösterir
AKTİF
Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal
ALACAAŞ
Aşure
ANASAAT
Gözlemevinde bulunan, saatler içinde en doğru olan ve öbür saatlerin ayarlanmasında kullanılan saat
ATÖLYE
Zanaatçıların veya resim, heykel sanatlarıyla uğraşanların çalıştığı yer, işlik
AŞİR
Bir dinî tören sırasında veya cemaatle namaz kılınıp dua edildikten sonra okunan Kur'an ayetleri
BAREM
Devlet memurlarının maaşlarının derece ve tutarlarını düzenleyen sistem ve çizelge
BAŞVURU
Başvurma işi, müracaat
DANIŞIK
Olmayan bir durumu varmış gibi göstermek veya olduğundan başka anlatmak için önceden yapılan anlaşma, muvazaa
DERSİÇİ
Ders saati ve konusu içinde olan
DİRENİM
Direnme işi, inat, taannüt
EKONOMİ
İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat
ERBAA
Tokat iline bağlı ilçelerden biri
ETKİN
Hareketli, işleyen, çalışan, faal, aktif, dinamik
FAAL
Çok çalışan, çalışkan, canlı, hareketli, aktif
FAALLİK
Faal olma durumu
GEÇÇE
Biraz geç olarak, geç saatlere yakın
HÜRYA
Hep birden, cümbür cemaat
KANIK
Kanaatkâr
KERESTE
Tomrukların boyuna biçilmesiyle elde edilen ve marangozlukla inşaatta kullanılan nitelikli ağaç
KISMAAD
Kısaltması yapılacak kelime veya kelimelerin ünlü ve ünsüzlerinden yararlanarak gerektiğinde bir ünlü ekleyerek akılda kalabilecek bir söz oluşturma, kısaltmalı kelime, akronim: İLESAM, ASELSAN gibi
KOCAALİ
Sakarya iline bağlı ilçelerden biri
MAADA
-den başka, gayrı
MAAŞ
Aylık
MENFAAT
Çıkar
MUKATAA
Kesim
MURAFAA
Duruşma
MUTİ
Yumuşak başlı, itaat eden
MUVAZAA
Danışık, danışıklık
MÜBAYAA
Satın alma
MÜCAMAA
Cinsel ilişkide bulunma
MÜDAFAA
Savunma, koruma
MÜNAZAA
Ağız kavgası, çekişme, münakaşa
MÜSAADE
İzin, icazet, ruhsat
MÜTALAA
Etüt
NAAT
Bir şeyin niteliklerini övme
OKUMA
Okumak işi, kıraat
OSAAT
Hemen, o anda, o saatte
OSAATTE
O saat
OTORİTE
Yaptırma, yasak etme, emretme, itaat ettirme hakkı veya gücü, yetke, sulta, velayet
RANDEVU
Belli bir saatte, belli bir yerde iki veya daha çok kişi arasında kararlaştırılan buluşma
ROTATİF
Büyük bir çabuklukla dönerek işleyen ve saatte binlerce adet baskı yapan bir tür basım makinesi
SAAT
Bir günlük sürenin yirmi dörtte birine eşit, altmış dakikalık zaman dilimi, zaman parçası
SAATLİK
Belli bir saat süresince yapılan veya olan
SAATİNE
Bir saat için
SUSAATİ
Su sayacı
TAALLUK
İlgisi olma, ilgisi bulunma, ilgi, ilinti
TAAM
Yemek, yiyecek
TAAMMÜM
Yayılma, genelleşme
TAAMMÜT
Bir işi veya suçu bile bile, tasarlayarak yapma