ABBAS
`Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse` anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz
AFİŞE
`Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak` anlamlarındaki afişe etmek, `bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak` anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
AHLAF
Bizden sonrakiler, eslaf karşıtı
AHİR
Son, sonraki
AJİTE
`Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak` anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve `çırpıntıya uğramak` anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz
AKI
Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan
AKICI
Akma özelliği olan
AKILLIM
(akı'llım) düşüncesiz birine düşüncesizliğini dolaylı bir biçimde anlatmak için kullanılan bir söz
AKILSAL
Düşünceyi ve gerçeği somut değerlerle birbirine bağlayan, hakikati içine alan
AKILSIZ
Aklı, gerçeği görüp ona göre davranmayan, anlayışı kıt
AKIMSIZ
Akımı olmayan
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması
AKITMAK
Akmasını sağlamak, akmasına yol açmak, dökmek
AKIŞKAN
Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal
AKIŞMAK
Karşılıklı akmak
AKIŞMAZ
Dış etkenlerin tesiriyle akışmazlığı değişmeyen, durağan
AKIŞSIZ
Akıp gitmeyen, ilerlemeyen
AKLIMDA
Lades oyununa katılanlardan biri ötekine bir şey verirken karşıdakinin `unutmadım` anlamında söylediği söz
AKMADDE
Demet durumundaki sinir liflerinden oluşan beynin iç, omuriliğin dış tabakası
AKPAS
Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida)
AKTARIM
Aktarma işi, nakil
AKİLLİK
Akil olma durumu
AKŞAM
Güneşin batmasına yakın zamandan gecenin başlamasına kadar olan vakit, akşam vakti, akşamleyin
ALTIK
Konusu ile yüklemi aynı olan, biri tümel olumlu, biri tikel olumlu; biri tümel olumsuz, biri tikel olumsuz iki önerme arasındaki bağlantı durumu: `Kimi insanlar fânidir` önermesi `Bütün insanlar fânidir` önermesinin altığı olur
AN
Zamanın bölünemeyecek kadar kısa olan parçası, lahza, dakika
ANDIRIŞ
İki şey arasında bazı noktalardaki uygunluk, benzerlik durumu, temsil
ANTİK
İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika
ARAPASI
Takım arkadaşına rakip oyuncular arasından geçirilerek atılan pas
ARASIRA
Seyrek olarak, arada bir, arada sırada, bazen, bazı bazı, kimi vakit, kimi zaman, zaman zaman, anbean, gâh, gâhi, kâh
ARISÜTÜ
Genç işçi arının başındaki bezlerden salgıladığı, azotu çok madde
ASUDE
Rahat, sakin
ASİMİLE
`Benzeşmek, kendine uydurmak` anlamındaki asimile etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz
AVCIERİ
Piyade mangasındaki er
AVROVİL
Avrupa Birliği dışındaki ülkeler tarafından çıkarılan ve tutulan avroya dayalı borç senedi
AVUÇİÇİ
Elin parmak dipleri ile bilek arasındaki iç bölümü
AYA
Elin parmak dipleriyle bilek arasındaki iç bölümü, avuç içi
AYAKLIK
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal
AZALICI
Çok sayıda satıcıya karşılık sınırlı sayıda alıcının bulunduğu, dolayısıyla her alıcının satın alacağı miktar ve satıcıya ödeyeceği fiyatın, rakip alıcıların miktar ve fiyatlarını etkileyebileceği piyasa türü, oligopson
AZEL
Sunumun birkaç satıcı tarafından yapıldığı ve bu az sayıdaki satıcının birbirlerinin üretim kararlarından etkilendiği piyasa türü, oligopol
AÇIKARA
Aradaki farkı çok açarak
AĞTORBA
Genişliği 25, uzunluğu 50 santimetre olan, ağdan yapılmış, kırmızı yosunları suya dalarak avlamada kullanılan, ip ve kayıktaki makara yardımı ile suyun yüzeyine çıkıp inebilen bir torba
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik
AŞITAŞI
Taş durumundaki aşı boyası
BAKANAK
Geviş getiren hayvanların ayaklarının arkasındaki körelmiş tırnak, kemik çıkıntısı
BAKILMA
Bakılmak işi
BAKILSA
işin gerçeği, aslında
BAKIM
Bakma işi
BAKIMLI
İyi bakılmış, üzerinde iyi çalışılmış
BAKINDI
`Bak hele, olacak şey mi?` anlamlarında şaşma bildiren bir söz
BAKINMA
Bakınmak işi