Kare Bulmaca Kelime Sözlüğü ve İpuçları

Gelişmiş kare bulmaca kelime sözlüğümüze hoş geldin. Veritabanımızda yer alan 14.196 adet bulmaca teriminin anlamlarını ve ipuçlarını buradan sorgulayabilirsin. İster günlük kare bulmaca çözerken takıldığın bir kelimeyi ara, ister Rastgele Kare Bulmaca oynarken zorlandığın ipuçlarını kontrol et; bu sözlük, en zorlu kelime bulmaca sorularını daha hızlı çözmen için tasarlandı.

Aranan ifade: EBE

Tümü A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım
AKSIRIK
Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık
ALERJEN
Alerjiye sebep olan herhangi bir madde
ALMAŞ
İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe
ANTİJEN
Vücuda girişi kendisine karşı antikor oluşmasına sebep olan protein yapısında madde
AYBALTA
Ağzı yarım daire biçiminde olan balta, teber
AĞIZOTU
Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde
AŞAMA
Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye
BEBE
Bebek, küçük çocuk
BEBECİK
Bebeklere sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz
BEBEK
Meme veya kucak çocuğu
BEŞİK
Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola
BUNAMAK
Çeşitli sebeplerle zihin gücünü yitirerek ne yaptığını bilemez duruma gelmek, ateh getirmek
CEBEL
Sahipsiz, boş toprak
CEBERUT
Acımasız, merhametsiz, zorba
DANK
`Bir olay sebebiyle birden ayılmak, doğruyu anlamak` anlamında dank etmek veya dank demek birleşik fiillerinde kullanılır
DAĞINTI
Karışık, gelişigüzel atılmış öteberi
DEBDEBE
Görkem
DEİZM
Tanrı'yı yalnızca ilk sebep olarak kabul eden, evreni bir Tanrı'nın yarattığına inanmakla beraber yaratıcının evrene hiçbir müdahalesi olmadığını ve olmayacağını savunan, vahyi reddeden görüş
EBE
Doğum işini yaptıran kadın
EBEDI
Sonsuz, ölümsüz, bengi
EBELEME
Ebelemek işi
EBELİ
Ebesi olan
EBEVEYN
Anne ve baba
ELİUZUN
Fırsat buldukça öteberi aşıran, hırsız (kimse)
ENGEL
Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap, ket
ESBAP
Sebepler, nedenler
ESRİMEK
Herhangi bir sebeple kendinden geçmek, gaşyolmak
GEBE
Karnında yavru bulunan (kadın veya hayvan), yüklü, hamile, iki canlı, aylı
GEBELİK
Gebe olma durumu, hamilelik
GEBERME
Gebermek işi
GEBERİK
Ölü, ölmüş
GEBEŞ
Aptal, sersem
GEREKÇE
Gerektirici sebep, esbabımucibe
GÖZDE
Benzerleri arasında nitelikleri sebebiyle üstün tutulan, beğenilen, önem verilen (kimse veya şey), favori
GÖÇ
Ekonomik, toplumsal, siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitme işi, taşınma, hicret, muhaceret
GÖÇER
Göçebe
GÜLEÇ
Her zaman gülümseyen, mütebessim
HATMİ
Ebegümecigillerden, bazı cinslerinin kök ve çiçekleri hekimlikte kullanılan, çok yıllık otsu bir süs bitkisi, ağaçküpesi (Althaea officinalis)
HEYBE
At, eşek vb. binek hayvanlarının eyeri üzerine geçirilen veya omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim veya halıdan yapılmış iki gözlü torba
HEYECAN
Sevinç, korku, kızgınlık, üzüntü, kıskançlık, sevgi vb. sebeplerle ortaya çıkan güçlü ve geçici duygu durumu
HOPPALA
Bebeklerin içine konup zıplayarak eğlenmelerini sağlayan yaylı araç
KARALTI
Uzaklık ve karanlık sebebiyle kim veya ne olduğu seçilemeyen, belli belirsiz, koyu renkli biçim, silüet
KAYITIM
Bir olayın kendi sebepleri üzerindeki tepkisi, rücu
KELEBEK
Pul kanatlılardan, vücudu, kanatları ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı, çok sayıda türleri olan böceklere verilen genel ad
KOFRA
Bina girişlerinde elektrik şebeke hattını sigorta sistemi ile düzenleyen kutu
KONALGA
Göçebe ve yolcuların yolculuk veya göç sırasında konakladıkları sulu ve otlu yer, konak yeri
KOYACAK
İçine öteberi koymaya yarayan şey
KRETASE
Genellikle alt bölümü killi ve kumlu, üst bölümü tebeşir olan İkinci Çağ'ın son dönemi
KÖTÜRÜM
Yaşlılık veya sakatlık sebebiyle yürüyemeyen, ayağa kalkamayan (kimse), oturak