AFAK
Ufuklar
AFAKİ
Gereksiz, önemsiz (söz)
BEN
Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke veya kabartı
BENEKLİ
Ufak lekeleri bulunan
BULAŞIK
Yiyecek veya içecekle kirletilmiş mutfak eşyası veya kap kacak
CEFAKAR
Eziyet eden
CEFAKEŞ
Cefa çeken, sıkıntıya katlanan
DEFAKTO
Uygulamada olan
DEKAN
Üniversitelerde bir fakültenin yönetiminden sorumlu profesör
ETKEN
Etki eden şey, faktör
ETMEN
Birlikte veya ayrı ayrı etkisini gösteren ve belli bir sonuca götüren güçlerden, şartlardan, ögelerden her biri, amil, faktör
EVİYE
Mutfakta musluk altında bulaşık yıkamaya yarayan tekne
FAK
Tuzak, kapan
FAKAT
Ancak, ama, lakin
FAKÜL
Benek
FAKÜLTE
Bir üniversitenin, öğrenim alanı veya uzmanlık konusu bakımından ayrılmış kollarından her biri
FAKİH
Fıkıh bilgini
FAKİR
Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı
FAKİRCE
Yoksul
HAFAKAN
Sıkıntı, çarpıntı, afakan
HARÇLIK
Ufak tefek gereksinimler için harcanacak para
KAFAKOL
Güreşte bir oyun türü
KAYIK
Kürek veya yelkenle yürütülen ufak tekne
KAŞIK
Sulu veya bazı ufak taneli yiyecekleri ağza götürmeye yarayan saplı sofra aracı
KIZAMIK
Genellikle küçük yaşlarda görülen, kuluçka dönemi bir iki hafta süren, bulaşıcı, ateşli, ufak kızıl lekeler döktüren hastalık
KUM
Silisli kütlelerin, kayaların, doğal etkenlerle parçalanarak ufalanmasından oluşan, deniz kıyısı, dere yatağı vb. yerlerde çok bulunan, ufak, sert tanecikler
KÜÇÜK
Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı
KİYANUS
Doğada serbest olarak bulunmayan fakat birçok cismin birleşimine giren, karbon ve azottan oluşan bir gaz
MADIMAK
İlkbaharda kırlarda yetişen, ufak yeşil yapraklı, ıspanak gibi pişirilip yenilen bir bitki
MELAMİN
Mutfak eşyası yapımında, kâğıt ve dokuma sanayisinde kullanılan yapay reçinelerin üretiminde yer alan kimyasal bir madde
MUSAKKA
Ufak parçalar biçiminde doğranmış sebzelerin, kuşbaşı et veya kıyma ve soğanla pişirilmesiyle yapılan bir yemek
NEVARKİ
aralarında aykırılık bulunan cümleleri bağlamaya yarayan bir söz, ama, fakat, lakin, gelgelelim
NİFAK
Geçimsizlik, anlaşmazlık, ara bozuculuk
NİFAKÇI
Arabozan
OOSİT
Büyüme evresini tamamlamış fakat henüz döllenebilecek duruma gelmemiş dişi gamet
REFAKAT
Arkadaşlık etme, birlikte bulunma
SELİNTİ
Yağış sebebiyle oluşan ufak sel
SİSTİRE
Bir tahtanın üzerindeki ufak pürüzleri giderip onu dümdüz bir duruma getirmeye yarayan ince çelik lama
TANJANT
Başka bir çizgiye, eğriye veya yüzeye dokunan fakat onu kesmeyen çizgi, eğri veya yüzey
TIBBİYE
Doktor yetiştiren öğretim kuruluşu, tıp fakültesi
TUTACAK
Sıcak mutfak araçlarını tutmakta kullanılan, birbirine şeritle bağlı bez çifti, tutaç, tutak
UFAK
Boyutları normalden küçük
UFAKLIK
Ufak olma durumu
UFALMAK
Büyükken daha ufak duruma gelmek, küçülmek
UYURGÖZ
Normal durumlarda sürmeyip uyur vaziyette kalan fakat gerektiğinde sürerek dal, yaprak oluşturan tomurcuk
VEFAKAR
Vefası olan, sevgisi geçici olmayan, hakikatli, vefalı
ÇERÇİ
Köy, pazar vb. yerlerde dolaşarak ufak tefek tuhafiye eşyası satan kimse
ÇİZİNTİ
Ufak sıyrık
ÖNHEKİM
Staj yapmak üzere hastanelerde çalışan tıp fakültelerinin altıncı sınıf öğrencileri
ÖTEBERİ
Önemsiz, ufak tefek şeyler