AFİŞE
`Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak` anlamlarındaki afişe etmek, `bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak` anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
AJİTE
`Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak` anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve `çırpıntıya uğramak` anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz
ASİMİLE
`Benzeşmek, kendine uydurmak` anlamındaki asimile etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz
AYYAŞ
İçkiye düşkün, içkici, içici, keş(II), küplü, bekri
AŞK
Aşırı sevgi ve bağlılık duygusu, sevi, sevda, amor (II)
BAHARAT
Yiyecek ve içeceklere hoş koku ve tat vermek için kullanılan tarçın, karanfil, zencefil, karabiber vb. maddeler, bahar (II)
BAMBU
Buğdaygillerden, sıcak ülkelerde yetişen, boyu 25 metre kadar olabilen, mobilya, merdiven, baston vb. birçok eşyanın yapımında kullanılan bir tür kamış, Hint kamışı, hezaren (II) (Bambusa vulgaris)
BAYIR
Küçük yokuş, belen, kıran (II), şev
BAĞFİİL
Zarf-fiil
BEYİT
Anlam bakımından birbirine bağlı iki dizeden oluşmuş şiir parçası
BİTTABİ
Doğal olarak, tabiatıyla, tabii, elbette
CÜMLE
Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce
DANK
`Bir olay sebebiyle birden ayılmak, doğruyu anlamak` anlamında dank etmek veya dank demek birleşik fiillerinde kullanılır
DEKLARE
`Bildirilmek; gümrüklerde vergi konusu olacak eşya vb.ni resmî makama bildirmek` anlamlarındaki deklare etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
DEPLASE
`Yerini değiştirmek` anlamındaki deplase etmek, `yeri değişmek.` anlamındaki deplase olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
DEVALÜE
`Değerini düşürmek` anlamındaki devalüe etmek, `değeri düşürülmek` anlamındaki devalüe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
DO
Gam (II) dizisinde `si` ile `re` arasındaki ses
DONUK
Parlak olmayan, mat (II)
DÜZRAKI
İçinde anason, sakız vb. kokulu maddeler olmayan üzüm rakısı, düz (II), düziko
DÜZYAZI
Şiir olmayan söz ve yazı, nesir, mensur, inşa
EDİMSEL
Edim niteliğinde olan, gerçek olarak var olan, fiilî, aktüel, gizli ve tasarımlı karşıtı
EFOR
Çaba, güç (II)
EGALE
`Bir rekoru yinelemek` anlamındaki egale etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
EGO
Ben (III)
EKEYLEM
Ek fiil
EKSPOZE
`Sergilemek, gözler önüne sürmek` anlamındaki ekspoze etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
ELEJİ
İçli, acıklı yakarışları, yakınmaları ve melankolik duyguları anlatan şiir
ELİMİNE
`Elemek` anlamındaki elimine etmek, `elenmek` anlamındaki elimine olmak (veya edilmek) birleşik fiillerinde geçen bir söz
ENTERNE
`Gözaltına almak` anlamındaki enterne etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
ENTRİKA
Bir işi sağlamak veya bozmak için girişilen gizli çalışma, oyun, dolap, düzen, dalavere, desise, hile, dek (II)
ERUH
Siirt iline bağlı ilçelerden biri
ESTETİK
Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi, güzel duyu, bedii, bediiyat
EYLEM
Eyleme işi, fiil, hareket, aksiyon
EYLEMLİ
Eylem durumunda olan, amelî, fiilî
EYLEMSİ
Fiilimsi
FAY
Kayaç kütlelerinin bir kırılma düzlemi boyunca yerlerinden kayması, kırık (III)
FAŞ
`Gizli olanı açığa vurmak, duyurmak, ortaya dökmek, dile vermek` anlamlarındaki faş etmek, `belli olmak, açıklanmak, ortaya çıkmak` anlamlarındaki faş olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
FORMÜLE
`Bir düşünceye bir anlatım biçimi vermek` anlamında kullanılan formüle etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
FİLİZ
Tohumdan veya tomurcuktan çıkan körpe ve küçük dal, sürgün, ışkın, eşkin (II), cımbar, çıvgın, şıvgın
FİNANSE
`Akçalanmak` anlamındaki finanse edilmek, `akçalamak` anlamındaki finanse etmek birleşik fiillerinde geçen bir söz
GÖKTÜRK
VI-VIII. yüzyıllarda Moğolistan ve Orta Asya'da yaşamış eski bir Türk ulusu ve bu ulustan olan kimse, Köktürk
GİTTİ
geçmiş zaman kipindeki fiillerden sonra gelerek istenmeyen bir şeyin yapıldığını, yapılacağını, istenen bir şeyin olmadığını veya olmayacağını anlatan bir söz
HİTİT
MÖ XX-XII. yüzyıllar arasında Anadolu'da, XII-VIII. yüzyıllar arasında Hatay ve Kuzey Suriye'de devletler kurmuş olan eski bir ulus, Eti
HİÇ
Olumsuz yargılı cümlelerde fiilin anlamını pekiştiren bir söz
II
Türk alfabesinin on birinci sırasında yer alan ve I adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından kalın, düz, dar ünlüyü gösterir
KEPENEK
Çobanların omuzlarına aldıkları dikişsiz, kolsuz, keçeden üstlük, aba (II)
KIT
İhtiyaca yetmeyecek kadar az, bol(II) karşıtı
KLAN
Boy (II)
KOLAY
Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç(II) ve zor karşıtı
KOMPOZE
`Ögelerini birleştirmek, bütünleştirmek, yeniden oluşturmak` anlamlarındaki kompoze etmek birleşik fiilinde geçen bir söz