ADLİTIP
Mahkemelerin gerçeği ortaya çıkarmasına yardım eden tıp kolu
ADLİYIL
Mahkemelerin bir yıl içindeki çalışma süresi
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse
AVUKAT
Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse
AÇGÖZLÜ
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı
BOZUM
Bozulma işi, utangaçlık, mahcupluk
CEZAEVİ
Hükümlülerin içinde tutuldukları yapı, hapishane, mahpus, mahpushane, mapus, dam, kodes, mahbes
ELİUZ
Usta, belli bir işte becerikli, mahir (kimse)
ENGEL
Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap, ket
GENELEV
Genel kadınların erkek kabul ettikleri yer, aşağı mahalle, kırmızıfener, koltuk, kerhane, umumhane
GETTO
Avrupa ülkelerinde Yahudilerin gönüllü olarak veya zorlanarak yerleştirildikleri ve her türlü gereksinimini başka yere gitmeden karşılayabildikleri mahalle, Yahudi mahallesi
GİZLİ
Görünmez, belli olmaz bir durumda olan, edimsel karşıtı, mahfi
HACİZLİ
Haciz altına alınmış, mahcuz
HÜKÜMLÜ
Ceza hükmü verilmiş, hüküm giymiş, mahkûm
KAHIR
Yok etme, ezme, perişan etme, mahvetme
KATIŞIK
İçine başka şeyler karışmış olan, karışık, karma, mahlut
KEMAH
Erzincan iline bağlı ilçelerden biri
KISITLI
Kısıtlanmış, kısıt altına alınmış, mahcur
KIYAMET
Tek tanrılı dinlerin inanışına göre dünyanın sonu ve bütün ölülerin dirilerek mahşerde toplanacağı zaman, hesap günü, kıyamet günü, mahşer günü
KONİK
Koni biçiminde olan veya koni ile ilgili olan, mahruti
MAH
Ay
MAHAL
Yöre (I)
MAHALLE
Bir şehrin bir kasabanın, büyükçe bir köyün bölündüğü parçalardan her biri
MAHARET
Beceri
MAHBUBE
Sevilen kadın
MAHFAZA
İçinde küpe, yüzük, bilezik vb. değerli süs eşyalarının saklandığı kutu, koruncak
MAHFE
Deve, fil vb. hayvanların sırtına konulan, üzerine oturmaya yarayan sepet
MAHFİ
Saklanmış, gizli
MAHKEME
Bir yargıçtan veya bazen savcı ve yargıçlardan oluşan bir kurulun, yargı görevini yerine getirdikleri yer, yargı yeri, yargıevi, mahkeme kapısı
MAHMUDE
Çit sarmaşığıgillerden, yaprakları ok ucu biçiminde, çiçekleri soluk sarı renkte, 50-100 santimetre boyunda, çok yıllık ve otsu bir bitki (Convolvulus scammonia)
MAHRA
Üzüm taşımaya yarayan ağzı geniş, dibi dar tahta kap
MAHRAMA
Bazı bölgelerde kadınların sokağa çıkarken manto üstüne örtündükleri işlemeli geniş örtü, makrama
MAHREÇ
Çıkış yeri, çıkak
MAHRUTİ
Konik
MAHUNYA
İki çeneklilerden, çiçekleri sarı renkte, kokulu ve salkım durumunda olan, köklerinden sarı boya çıkarılan bir süs bitkisi (Mahonia)
MAHUR
Klasik Türk müziğinde bir makam
MAHUT
Bilinen, adı geçen, sözü geçen
MAHYA
Ramazan gecelerinde, camilerde iki minare arasına gerilen ipler üzerine kandil veya elektrik ampulleriyle yazılan yazı veya yapılan resim
MAHYACI
Mahya yapan kimse
MAHİR
Becerikli, yetenekli
MAHİYET
Nitelik, vasıf, öz, özlük, asıl, esas
MAHŞERI
Mahşeri andıran
MAKRAMA
Mahrama
MAPUS
Mahpus
MAUN
Tespih ağacıgillerden, Hindistan ve Honduras'ta yetişen büyük bir orman ağacı, akaju (Swietenia mahagoni)
MEVKİ
Yer, mahal
MÜBAŞİR
Mahkemede duruşmaya girecekleri ve tanıkları çağıran, yargıcın emirlerini bildiren, kâğıtları getirip götüren görevli, çağrıcı
PAYDA
Bayağı kesirlerde birimin kaç eşit parçaya bölünmüş olduğunu gösteren sayı, mahreç
SEMAHAT
Cömertlik
TAKMAAD
Kendi adından başka eğreti alınan ad, takma isim, mahlas