ABUS
Somurtkan (kimse)
AKILSAL
Düşünceyi ve gerçeği somut değerlerle birbirine bağlayan, hakikati içine alan
BÜYÜK
Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı
EMMEK
Dudak, dil ve soluk yardımıyla bir şeyi içine çekmek, somurmak
GÜLLE
Eskiden som taş veya demirden, yuvarlak bir biçimde yapılırken, günümüzde çelikten silindir biçiminde, bir ucu sivri olarak yapılan top mermisi
KONSOME
Et suyu ile kemiklerin birlikte kaynatılmasından ve yağının alınmasından sonraki durumu
MASİF
Som (I)
PUFLA
Perde ayaklılardan, Kuzey Kutbu'na yakın yerlerde, İskandinavya kıyılarında yaşayan, ince ve yumuşak tüyleri için avlanan bir kuş (Somateria)
RONDELA
Sıkıştırılacak parça ile somun arasına konan ve bu somunun parça üzerine uyguladığı kuvveti iletmeye ve dağıtmaya yarayan küçük delikli pul
SOM
İçi dolu olan ve dışı kaplama olmayan, masif
SOMAK
Hayvanlarda yüzün çıkıntılı ve az çok sivri olan ön bölümü
SOMON
Somon balığı
SOMURMA
Somurmak işi
SOMUT
Varlığı duyularla algılanabilen, müşahhas, konkre, soyut karşıtı
SOMUTAD
Beş duyudan biri veya birkaçı ile algılanan varlığın adı, somut isim: ev, deniz, ışık, ses gibi
SOMYA
Şilteyi taşımaya ve ona esneklik vermeye yarayan yaylı kerevet
SOYUT
Varlığı duyularla algılanamayan, mücerret, somut karşıtı, abstre
SİMGE
Duyularla ifade edilemeyen bir şeyi belirten somut nesne veya işaret, alem, remiz, rumuz, timsal, sembol
UZUNDİŞ
Boruları döndürmeden eklemeyi sağlayan ve bir ek bileziğiyle bir ters somunu alacak uzunlukta açılmış vida