ARTIGÜÇ
Bir sonuca katkısı olabilecek birkaç etkenin belirli bir etkileşim sonucunda elde ettiği ortak güç, sinerji
ASKARİT
Bağırsak solucanı
BABAKÖŞ
Ayaksız olduğu için yılan sanılan, solucanla beslenen bir tür kertenkele (Anguis fragilis)
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne
BEBEK
Meme veya kucak çocuğu
BOYLUCA
Uzun boylu
BUCAK
Kenar, köşe, yer
BİRANDA
Çabucak
BİRKOŞU
Çabucak
DOĞRUCA
Doğruya yakın
EKLEM
Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal
ENGİN
Ucu bucağı görünmeyecek kadar geniş, çok geniş, vâsi
ETMEN
Birlikte veya ayrı ayrı etkisini gösteren ve belli bir sonuca götüren güçlerden, şartlardan, ögelerden her biri, amil, faktör
FAGOT
Tahtadan parçaları uç uca takılı, uzun bir boru biçiminde, perdeli bir üflemeli çalgı
GAGAVUZ
Büyük çoğunluğu Moldova'da, az bir kısmı Deliorman, Dobruca, Beserabya ve Ukrayna'da oturan Ortodoks Türk halkı veya bu halktan olan kimse
HEMEN
Çabucak
HIZLA
Çabucak
IZGIN
Tohumlarından yağ çıkarılan bir bitki (Eruca cappadocica)
KOMİSER
Güvenlik teşkilatının meslek aşamaları içinde yer alan, il, ilçe veya bucaklarda bulundukları yerin emniyet ve asayişine ait işleri yöneten, üniformalı veya sivil memur
KUCAK
Açık kollarla göğüs arasındaki bölüm, aguş
KUCAKTA
Henüz yürüyemeyen, küçük (çocuk)
KUMLUCA
Antalya iline bağlı ilçelerden biri
KUYUCAK
Aydın iline bağlı ilçelerden biri
KİRVE
Sünnet olan çocuğun bütün masraflarını üstlendikten sonra sünnet sırasında çocuğu kucağına alarak elini, kolunu tutan ve bütün hayatı boyunca çocuk üzerinde babasına yakın hak taşıyan kimse
LAHZADA
Çabucak
LEB
`Daha söze başlanırken ne denmek istenildiğini çabucak anlamak` anlamındaki leb demeden leblebiyi anlamak deyiminde geçen bir söz
LİBOŞ
Liberal ekonomiyi ve liberal siyaseti savunurken çabucak zengin olmayı amaçlayan ve bu yolda hiçbir değer yargısını kabul etmeyen, her şeyi mübah gören kimse
MANÇUCA
Mançu dili
MARUL
Birleşikgillerden, geniş ve uzun olan yeşil yaprakları taze olarak yenilen bir bitki (Lactuca sativa)
MEŞECİK
Kurtluca
MUF
İki elektrik borusunu uç uca eklemekte kullanılan küçük boru parçası
MUTLUCA
Mutlu olmaya yakın
OLUMSUZ
Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif
PEŞTUCA
Afganistan'ın resmî dili
PRİM
İşveren tarafından iş yapanı isteklendirip verimini artırmak veya sonuca daha kolay ve çabuk ulaşmasını sağlamak amacıyla verilen para
ROKA
Turpgillerden, yaprakları salata gibi yenen, 20-40 santimetre yüksekliğinde, sebze olarak bahçelerde yetiştirilen, kokulu, bir iki yıllık bir bitki (Eruca sativa)
SOKRA
Güverte döşemelerinde iki ağacın uç uca gelmesiyle oluşan aralık
SOLUCAN
Yuvarlak veya yassı, uzun kurtlara verilen genel ad
SÜRATLE
Çabucak
TEZCE
Çabucak
TOPLUCA
Vücutça biraz dolgun
TUN
Gizli yer, köşe bucak
TUZLUCA
Iğdır iline bağlı ilçelerden biri
UCA
Kuyruk sokumu kemiği
UZUNLUK
Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı
UÇARI
Ele avuca sığmaz (kimse)
UÇUCA
Bir şeyin son noktasıyla, ikinci bir şeyin baş noktasını birbirine ekleyerek
YELGİBİ
çok hızlı bir biçimde, çabucak, hızla
YÖNSEME
Belli bir amaca veya sonuca yönelen, faaliyete dönüşmeyen etki gücü, temayül
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim