AHVAH
İnleme, sızlanma, ahuvah
CEBRAİL
Allah tarafından peygamberlere vahiy getirmekle görevlendirilen dört büyük melekten biri
CEVAHİR
Elmas, yakut vb. değerli taşlar, mücevher
DEİZM
Tanrı'yı yalnızca ilk sebep olarak kabul eden, evreni bir Tanrı'nın yarattığına inanmakla beraber yaratıcının evrene hiçbir müdahalesi olmadığını ve olmayacağını savunan, vahyi reddeden görüş
EFSUS
Yazık, eyvah
ERVAH
Ruhlar
EYVAH
Beklenmedik, kötü, hoşa gitmeyen bir haber veya olay karşısında duyulan acınma, üzülme sözü
HAVAHOŞ
`bir şeyin olmasıyla olmaması arasında fark yok` anlamında kullanılan bir söz
TANRICI
Evreni yaratan ve yöneten, vahiy yoluyla insanlara buyruklar veren bir Tanrı'nın varlığına inanan, teist
TUH
`Yazıklar olsun, vah vah` anlamlarında aşağılama amacıyla söylenen bir söz, tu
TÜH
`Vah vah` anlamında pişmanlık bildiren bir seslenme sözü, tü
VAH
`Yazık` anlamında söylenen bir söz
VAHA
Çöllerde çoğu kez yüze çıkan yer altı sularının yarattığı tarım veya yerleşme bölgesi
VAHAMET
Güçlük, korkulacak tehlikeli durum
VAHİLİK
Vahi olma durumu
VAHİM
Ağır, korkulu, çok tehlikeli, vahametli
VAHİY
Bir buyruk veya düşüncenin Tanrı tarafından peygamberlere bildirilmesi
VAHŞİCE
Vahşi bir biçimde, vahşicesine, vahşiyane
YABANIL
İlkel yaşayan (kimse), yabani, vahşi
ZEVAHİR
Görünüm
ÜRKME
Ürkmek işi, tevahhuş
ŞEVAHİT
Şahitler, tanıklar