ÖNTASIM
Vargısı başka bir tasımda küçük veya büyük önerme durumunda olan tasım
ÖNTEKER
Araçların ön düzeninde yer alan tekerlek
ÖNVURGU
Yer adlarında, zarf, bağlaç ve ünlem olarak kullanılan bazı kelimelerde, ilk hecede bulunan vurgu: A'nkara, Ka'yseri, a'nsızın gibi
ÖNYARGI
Bir kimse veya bir şeyle ilgili olarak belirli şart, olay ve görüntülere dayanarak önceden edinilmiş olumlu veya olumsuz yargı, peşin yargı, peşin hüküm, peşin fikir
ÖNÖDEME
Bir alacağın gerçekleşmesinden önce verilen belirli bir miktar, pey akçesi
ÖNÜNDEN
-den biraz önce
ÖNÜSIRA
Önünden, çok uzak olmayan bir aralıkla
ÖPMEK
Sevgi, saygı, bağlılık, teşekkür belirtmek amacıyla dudaklarını bir şeye veya birine değdirmek
ÖPTÜRME
Öptürmek işi
ÖPÜLMEK
Öpme işine konu olmak
ÖPÜŞMEK
Birbirini öpmek
ÖRCİN
İp merdiven
ÖRDEK
Perde ayaklılardan, evcil ve yabani türleri bulunan su kuşu, badi, badik (Anas)
ÖREKE
Eğrilmekte olan yün, keten vb. şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek
ÖRENLİK
Ören durumuna gelmiş yer, harabelik
ÖRF
Yasalarla belirlenmeyen, halkın kendiliğinden uyduğu gelenek
ÖRGEN
Organ, uzuv
ÖRGÜN
Bir işi gerçekleştirmek amacıyla türlü ve düzenli görevler yapan organlardan oluşan
ÖRGÜT
Ortak bir amacı veya işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların veya kişilerin oluşturduğu birlik, teşekkül, teşkilat
ÖRGÜTLÜ
Örgütlenmiş olan, teşkilatlı
ÖRK
Hayvanları çayıra bağlamaya yarayan kalın ip, örük
ÖRKLEME
Örklemek işi
ÖRMEK
İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak veya geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak
ÖRNEK
Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model
ÖRS
Biçimleri yapılacak işe göre değişen, üzerinde maden dövülen, çelik yüzeyli, demir araç
ÖRTENEK
Hayvanların vücudunu örten deri, kıl, tüy, pul vb. dokuların bütünü
ÖRTME
Örtmek işi
ÖRTMECE
Söylenmesi kaba, çirkin veya sakıncalı görülen nesnelerin, kavramların, başka kelimelerle daha uygun ve edepli bir biçimde anlatılması, edebikelam
ÖRTÜK
Örtülü, kapalı
ÖRTÜLME
Örtülmek işi
ÖRTÜLÜŞ
Örtülme işi
ÖRTÜNME
Örtünmek işi
ÖRTÜSÜZ
Örtüsü olmayan
ÖRTÜŞ
Örtme işi
ÖRTÜŞME
Örtüşmek durumu veya biçimi
ÖRÜ
Örme işi
ÖRÜCÜ
Örme işi yapan kimse
ÖRÜLMEK
Örme işi yapılmak
ÖRÜLÜ
Örülmüş olan
ÖRÜMCEK
Örümcekler takımından, ince bir ağ örerek küçük böcekleri avlayan eklemli bir hayvan (Aranea), örümce
ÖTANAZİ
Ölme hakkı
ÖTE
Konuşanın temel olarak aldığı bir şeyden daha uzak olan yer veya şey, mavera, beri karşıtı
ÖTEBERİ
Önemsiz, ufak tefek şeyler
ÖTEKİ
Diğeri, öbürü
ÖTEKİSİ
Ötede bulunan, diğeri, başkası
ÖTELEME
Ötelemek işi
ÖTLEĞEN
Çalı bülbülü
ÖTMEK
Kuş veya böcekler, değişik tonda ses çıkarmak
ÖTTÜRME
Öttürmek işi
ÖTÜCÜ
Güzel öten, ötüşü güzel olan