ALOGAMİ
Tozlaşma
ALP
Yiğit, kahraman
ALPEREN
Derviş
ALT
Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı
ALTALTA
Birbirinin altında olarak
ALTAYCA
Altay Türkçesi
ALTCİNS
Bir cins içinden ayrılan ikinci derecedeki cins
ALTDERİ
Üst derinin altında bulunan ikinci tabaka, hipoderm
ALTES
Prens ve prenseslere verilen şeref unvanı
ALTIGEN
Altı kenarlı çokgen, müseddes
ALTIK
Konusu ile yüklemi aynı olan, biri tümel olumlu, biri tikel olumlu; biri tümel olumsuz, biri tikel olumsuz iki önerme arasındaki bağlantı durumu: `Kimi insanlar fânidir` önermesi `Bütün insanlar fânidir` önermesinin altığı olur
ALTILIK
Altısı bir arada, altı taneden oluşmuş
ALTIN
Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au)
ALTINCI
Altı sayısının sıra sıfatı, sırada beşinciden sonra gelen
ALTINSI
Altını andıran, altına benzeyen, altın gibi, altınımsı
ALTIPAS
Ceza sahası içinde kale direklerine 5,5 metre uzaklıkta, kale çizgisine dik çizilen çizgi ile kale çizgisi arasında kalan bölüm
ALTIYOL
Altı yolun birleştiği yer
ALTIZ
Altısı bir arada doğan (çocuk)
ALTIŞAR
Altı sayısının üleştirme sayı sıfatı
ALTLAMA
Altlamak işi
ALTLI
Altı olan
ALTYANI
Alt tarafı
ALTYAPI
Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü
ALTYAZI
Gazete, dergi, televizyon programı vb. yayınlarda çıkan resim ve fotoğrafları açıklayan yazı
ALTÇENE
İnsan ve hayvanlarda yiyecekleri çiğnemeye yarayan, oynayabilen çene
ALTŞUBE
Bir şube içinde kurulan ikinci derecedeki şube
ALYAN
Cıvataları çıkarıp takmaya yarayan, altıgen kesitli, L biçiminde alet
ALYON
Çok zengin (kimse)
ALYUVAR
Kana al rengini veren, çekirdeksiz, yuvarlak, küçük hücre, eritrosit
ALÇACIK
Çok alçak
ALÇAK
Yerden uzaklığı az olan, yüksek karşıtı
ALÇAKÇA
Oldukça alçak
ALÇALIŞ
Alçalma işi
ALÇALMA
Alçalmak işi, inme
ALÇALTI
Yüksekliği az olan alan
ALÇARAK
Az alçak
ALÇIPAN
Alçı levha
ALÜVYON
Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ
ALİ
`Çok zorba` anlamında Ali kıran baş kesen, `bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek` anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz
ALİL
Hastalıklı, sakat
ALİM
Bilgin
ALİMANE
Âlime yakışan
ALİMLİK
Bilginlik
ALİZE
Tropikal bölgelerdeki denizlerde bütün yıl süresince düzenli esen rüzgâr
AM
Amerikyum elementinin simgesi
AMA
Görme engelli
AMABİLE
Sevimli ve cana yakın bir biçimde (çalınmak)
AMADE
Hazır
AMAL
İşler, işlemler
AMALGAM
Malgama